Bir sabah uyandığımda herkesin iç sesini duyabildiğimi fark etseydim, çok korkardım. Çünkü ister istemez aklımızdan güzel ya da kötü şeyler geçebiliyor. Bu yüzden, yanlış bir şey düşünsek bile insanlar bizi yanlış anlayabilir ve bundan dolayı sorgulanabiliriz.
Bence bunun dışında bu yeteneğin etkisi, insanların bu iç sesi duyan kişiyle ne kadar yakın olduklarına da bağlı. Eğer sadece yakındakiler duyabiliyorsa uzaktakiler duyamıyorsa bu durum daha az korkutucu olur. Çünkü bazen insan, yalnız olduğu ortamlarda daha açık ve rahat düşünebilir. Kalabalık bir ortamda bu hiç de kolay olmaz. Doğal olarak insan, kendini düşüncelerini kontrol etmeye zorlar. Ben de ister istemez yanlış ya da kötü bir şey düşünebilirim. Kim bilir, belki de düşündüğüm bir şey yüzünden sorguya çekilirim, hatta hapse atılırım. Sonuçta insanın aklından anlık her şey geçebilir.
Ama şöyle bir iyi yanı da olabilir: Örneğin, bir kişiye bir şey söylemek istiyorsundur ama utanıyorsun ya da onun kızacağından veya üzüleceğinden korkuyorsundur. Bu durumda, sorun yok çünkü o kişi düşünceni hemen duyabilir ve sen de cevabını almış olursun. Gerçi bu durum pek iyi de değil, kötü de değil — biraz ortada bir şey.
Asıl kötü yanı ise toplum içinde her zaman tetikte olmak zorunda kalmak. Bu da insanı fazlasıyla tedirgin eder. Bazı insanlar düşündükleri şeyleri zaten yüksek sesle söyler; bu da ona benzer bir durum olurdu.
