Bu sabah uyandım. Uyandıktan sonra elimi yüzümü yıkayıp sofraya oturdum. Annem, bugün babamla benim için çok güzel bir kahvaltı hazırlamıştı. Sofrada domates, salatalık, yumurta, kızartılmış ekmek ve en sevdiğim yiyeceklerden biri olan sucuk vardı. Hemen anneme sarıldım ve teşekkür ettikten sonra sofraya oturdum.
Kahvaltıda, anneme ve babama arkadaşım Mustafa ile görüşeceğimi söyledim. Kahvaltımı bitirdikten sonra Mustafa’yı çağırmaya gittim. Onların evine vardığımda kapıyı çaldım ve karşıma Zübeyde abla çıktı. Mustafa’yı çağırmasını rica ettim.
Mustafa dışarı çıkınca birlikte aşağı indik. Yerde bulduğumuz sopaları asker silahı gibi kullanarak oyun oynamaya başladık. Mustafa, askerlik oyunlarında gerçekten çok iyiydi.
Zaman ilerledikçe başka arkadaşlarımız da bize katıldı. Hep birlikte eğlenerek oyunumuzu sürdürdük. Ancak saat geç olmaya başlayınca diğer çocuklar birer birer evlerine gitmek zorunda kaldılar. Geriye sadece ben ve Mustafa kalmıştık.
Bir süre daha oynadıktan sonra artık ayrılma vakti gelmişti. Mustafa evine, ben de kendi evime döndüm. Gece yatmadan önce, savaşta görev yapan amcama bir mektup yazdım. Onu düşündükçe gururlandım.
Sonra yatağıma uzandım. Yarını düşünürken yavaş yavaş gözlerim kapandı ve uyuyakaldım.
