HAYVANLARLA KONUŞMAK

Bir sabah, bahçeden gelen bir sesle uyandım. Önce, bu sesin bahçemizin parkında oynayan çocuklardan geldiğini düşündüm ve çok da önemsemedim. Sabah rutinimi tamamladıktan sonra saatin oldukça erken olduğunu fark ettim. Üstelik bu saatte parkta çocuklar olmazdı. Yine de fazla üzerinde durmadım ama içimde hafif bir endişe oluşmuştu.

Sesler kesilmedi, hatta gittikçe rahatsız edici bir hâl aldı. Bu yüzden nihayet bahçeye çıkmaya karar verdim. Bahçede ses çıkarabilecek sadece kuşlar, kediler ve birkaç sincap vardı. Ama ben duyduğum sesin bir konuşma olduğunu sanıyordum. İlk başta yavaşça kuşlara yaklaştım. Tam o sırada, kuşlardan biri bana doğru bakarak “Günaydın!” dedi.

Şaşkınlıktan ne yapacağımı bilemedim. Gözlerimi ovuşturdum, acaba hayal mi görüyordum? Ama kuş hâlâ bana bakıyordu. Sonra tekrar konuştu: “Evet, seninle konuşabiliyoruz.” O an bunun bir rüya olduğunu düşündüm ama her şey fazlasıyla gerçekti.

Biraz sonra bir kedi yaklaştı ve bana günümün nasıl geçtiğini sordu. Onlarla konuştukça, doğayı ne kadar ihmal ettiğimizi fark ettim. Hayvanlar bana doğayı korumamız gerektiğini, her canlının bir dili olduğunu ve onları dinlemeyi öğrenmemiz gerektiğini anlattı.

O günden sonra her sabah bahçeye çıkıp kuşlarla sohbet etmeye başladım. Böyle bir günü yaşamış olmak beni çok mutlu etti. Sadece bir gün sürmesine ise hâlâ üzülüyorum.

(Visited 12 times, 1 visits today)