Merhaba! Ben Tanem. 4. sınıfa gidiyorum. Bugün arkadaşlarım ile hayvanat bahçesine gideceğiz. Bunun için Amsterdam’a gidiyoruz. 2 saat sonra … Evet şimdi Amsterdam’a ulaştık. Otelimize gideceğiz, eşyalarımızı yerleştireceğiz ve sonra 1 aydır beklediğim hedefe ulaşmış olacağım. 30 dakika sonra … Şuanda hayvanat bahçesine giden bir otobüsteyiz. Oraya gidene kadar size gördüğüm ilginç bir rüyadan bahsedeceğim. Bu rüyada arkadaşım Ada ile birlikte bir depoya girdik. Anında önümüze bir adam çıktı. Bu adamın beyaz saçları, beyaz ve uzun sakalları, büyücü kıyafeti ve şapkası vardı. Bir anda bize ”Hoş geldiniz!” diye bağırdı. Çok oyalanmadan benim kulağıma sen aslında hayvanlarla konuşabiliyorsun, ama bunu hiç denemedin! dedi. Sonra uyandım zaten. Bunun bir rüya olduğunu bilsem de bu benim kafama takılmıştı. Hiç yapmak istemesem de bir yandan da yapmak istiyordum. İnsanlara tuhaf gözükmek istemiyordum tabii ki! Tam hayvanat bahçesinin maymun bölümündeyken bir köpek yavru koşarak üstüme geldi. Ne olduğunu anlamadan havlamaya başladı. Sonra içimden “Acaba ne oldu” derken ( Sanırım biraz sesli söyledim) köpek konuşmaya başladı. Normalde havlıyordu ama ne dediğini anladığım için bana konuşuyor gibi geldi. İNANAMIYORUM! diye bağırdım. Herkes bana baktı. Hatta dondurma yalayan bir çocuk bile dondurmasını yere düşürüp ağlamaya başladı. Artık bütün hayvanlarla iletişim kuracaktım. Kimsenin düşüncesi umurumda değildi. O günden sonra her bulduğum hayvanla konuştum. Bir kedi ile, bir tavşan ile, üç kuş ile ve on karınca ile. Tabii ki daha çok vardı. O günü Mutluluk günü ilan ettim.
