Merhaba, ben Tuna.
Eğer hayvanlarla konuşabilme yeteneğim olsaydı… Gerçekten harika olmaz mıydı? Bu düşünce aklıma gelince kendi kendime gülümsedim. Sonra hemen köpeğim Duman’ın yanına gittim. O sırada hâlâ gülüyordum ki Duman birden bana döndü ve dedi ki:
“Neye gülüyorsun?”
O an donup kaldım. Çünkü… köpeğimle konuşabiliyordum! Bu bir hayal değil, gerçekti. Hayvanlarla konuşabilme yeteneği kazanmıştım!
Bu çok güzeldi. Zaten yalnız yaşıyordum ve Duman bana hep bir arkadaş gibi olmuştu. Ama şimdi… gerçek bir arkadaş, hatta bir sırdaş gibiydi. Onunla konuşmak, oynamak, birlikte zaman geçirmek artık çok daha eğlenceliydi.
Bir gün birlikte hayvanat bahçesine gittik. Orası tam anlamıyla bir rüya gibiydi. Kaplandan filine, zürafadan maymuna kadar tüm hayvanlarla sohbet edebiliyordum. Her biri farklı şeyler anlatıyordu; kimisi şikayetçiydi, kimisi sadece biraz ilgi istiyordu. Onların dünyasını dinlemek, hislerini anlamak… Bu gerçekten mükemmel bir güçtü.
Bu bir gün bile sürse, bana çok şey kattı. Artık hayvanlara daha farklı bakıyordum. Onların da duyduğu, hissettiği, düşündüğü şeyler vardı. Ve onları gerçekten anlayabilmek… İşte bu, tarif edilemez bir mutluluktu.
