Eğer gelecek nesillere bir mektup yazmam gerekseydi, mektubum şöyle olurdu:
“Sevgili gelecek nesiller,
Öncelikle bize hayat veren havayı kirleten ve dünyaya zarar veren şeylerden uzak durun. Mesela, kömür yakarak elektrik üreten fabrikaları azaltmaya çalışın. Çünkü bu fabrikalar çok büyük hava kirliliğine neden oluyor.
İkinci olarak onsuz yaşayamayacağımız suyu, okyanusları ve denizleri kirletmeyin. Okyanuslarda ve denizlerde binlerce canlı türü yaşıyor. Sular kirlenince canlı yaşamı da zarar görüyor. Örneğin, hayvanlar kirli sudan içiyor, insanlar da o hayvanları tüketiyor. Bu nedenle su kirliliği, hem doğaya hem de insanlara zarar veriyor.
Üçüncü olarak gereksiz avlanmayın ve nesli tükenmekte olan hayvanları koruyun. Onlar da bu dünyanın bir parçası ve yaşam hakkına sahipler.
Dördüncü olarak orman yangınlarını önlemek için yeni teknolojiler geliştirin. Çünkü ormanlar hem doğanın kalbidir hem de yaşamın devamı için çok önemlidir.
Ve son olarak dürüst olun, çalışkan olun, sözünüzde durun. Hiçbir canlıya zarar vermeyin. İyi ve örnek bir insan olmaya çalışın. Bunları yaparsanız hem dünyayı korur hem de insanlığa örnek olursunuz.
Unutmayın, dünyamız korunmazsa insanlar burada yaşayamaz. Gelecekte karşılaşacağınız farklı sorunlara karşı da her zaman çözüm üretmeye çalışın. Çünkü siz, bu dünyanın umudusunuz.”
Bu mektubu yazdıktan sonra, onu bir şekilde gelecek nesillere ulaştırmanın bir yolunu mutlaka bulurdum.
