Adada Bir Günüm

Bir gün uyandığımda kendimi kocaman bir adada buldum. Bunun bir rüya olduğunu sandım ve kendimi cimcikledim. Canım çok acıyınca rüyada olmadığımı anladım. Çok korktum ve “Anne! Baba!” diye bağırdım. Ancak sadece kuş sesleri ve bir yılanın “sssss” sesi geldi. Yılanın sesini duyar duymaz hemen yakındaki bir ağaca tırmandım.

Ağacın üstünden etrafa bakınca her yerin yemyeşil ormanlarla kaplı olduğunu, biraz da toprak alanların olduğunu gördüm. Hava çok güzel kokuyordu; rengârenk çiçekler mis gibi kokuyordu. Bu manzarayı görünce biraz rahatladım ve adayı beğendim. Hayvanlar bir süre sonra bana alıştı, ben de onları sevdim.

Ama yanımda hiç yiyecek yoktu. Yakınımdaki bir nehre gittim. O sırada bir kartal, bana balık getirdi. Çok mutlu oldum. Ateş yakarak balığı pişirdim ve hayvanlarla birlikte yedik. Bir süre sonra hava soğumaya başladı. Küçük bir sığınak buldum ve oraya gidip sığındık. İçerisi sıcak olduğu için sevindim. Orada uyuduk.

Sabah olduğunda yanımıza bir yılan sürüsü geldi. Meğer orası onların yuvasıymış! Hemen oradan uzaklaştık. Yolda yürürken bir tavuk gördüm ve yanında bir yumurta vardı. Yumurtayı alıp pişirip yedim, çok güzeldi. Yolda gezerken bir muz ağacı buldum; oradan da muz koparıp yedim.

Biraz daha ilerleyince karşımda gizemli bir kapı belirdi. Kapıdan içeri girdim ve bir anda kendimi evimde buldum. Annemi ve babamı görünce çok mutlu oldum.

(Visited 3 times, 1 visits today)