Hatlar Karıştı!

Hayatımın sıradan bir sabahıydı. En azından öyle olacağını sanmıştım. Alarmım her zamanki gibi ertele butonuna kurban gitmiş, kahvem de sabah mahmurluğuna karşı pek işe yaramamıştı. Ancak işler, evden çıkıp otobüse bindiğimde tamamen değişti. Önümde oturan adamın kafasında beliren cümleyle gerçeklik çatırdamaya başladı:

“Umarım kimse o dosyayı bugün istemez, çünkü dün akşam Kemal yüzünden yine hiçbir şey yapmadım.”

Bir saniye. Ne? Kafamı çevirdim, adam ağzını bile kıpırdatmamıştı. Ama bu düşünce net bir şekilde zihnimde yankılanmıştı. Şaka mı bu?

Yanımda oturan kadına baktım. Ve hemen sonra başka bir düşünce zihnime aktı:

“Keşke saçımı bu sabah düzleştirseydim. Şimdi rüzgar sağ olsun, tavuk gibi oldum.”

İlk başta biraz tuhaf ve açıkçası korkutucuydu. Herkesin beyninde radyo açık gibiydi. Tüm frekanslar allak bullak, ses dalgaları kör düğüm oldu. Metroda, markette, kafede… Düşünceler havada uçuşuyordu. Ama sonra dedim ki: Madem böyle bir süper gücüm var, neden eğlenmeyeyim?

Öncelikle arkadaşlarımla buluşmaya karar verdim. Kahvede otururken her birinin içinden geçenleri okuyordum. Sırf eğlenmek için onların aklından geçen konuları sohbetin ortasında dile getirmeye başladım.

“Sen bunu nereden bildin?”

Sadece güldüm. Kimsenin gerçeği bilmemesi işi asıl eğlenceli kısmıydı.

Ofise gittiğimde işler daha da ilginçleşti. Herkes yüzünde profesyonel maskeyle dolaşırken, içlerinden geçen düşünceler bambaşkaydı.

Birisi müdür hakkında “Bu adam da daha konuşmayı bilmiyor gelmiş bize sunum dersi veriyor!” derken, bir başkası maaş gününü sayıyordu:

“Üç gün kaldı… Üç gün sonra cüzdanım hayata dönecek.”

Toplantılarda sıkıldığımda kendimi eğlendirmenin yeni yolunu bulmuştum: Zihin okumak! Özellikle herkes “katılıyorum” derken içlerinden “kimse anlamadı ama ben de anlamadım, çaktırmayayım” demeleri paha biçilemezdi.

Ama itiraf edeyim, zihin okumak bazen tam bir karmaşa. Mesela markette kasada beklerken, bir adamın aklından “Bu fiyatlar yüzünden öğle yemeği dışarıda hayal oldu,” diye geçtiğini duymuştum. Yüzüne bakıp “Ekonomik kriz var ha!” dedim. Adam önce şaşırdı sonra güldü

Zihin okumak bana büyük bir şey öğretti. İnsanlar ne söylüyorsa o değil, ne düşünüyorsa o. Kimi dışarıdan sakin, içeride fırtına; kimi gülüyor ama aklında deli sorular…

Ve belki de en önemlisi: Sessiz kalan herkesin aslında söyleyecek çok şeyi vardı.

Ama merak etmeyin, sırlarınız hâlâ güvende… En azından ben çok konuşkan biri olmadığım için! Yani, kafanızda ‘Acaba beni mi okuyor?’ diye ufak bir paranoya yaratmak dışında bir zararım yok.

 

(Visited 6 times, 1 visits today)