İSLA DE LA VİDA

Merhaba, ben Esperanza. Bu “umut” anlamına gelir. Ben Türk’üm ama İspanyolca gibi farklı sekiz dilde konuşuyorum. O zaman size Hayat Adası’nı anlatayım.

Bir sabah, 1986’da bir geziye çıktım. Ama bir şeyler garipti çünkü havada dev, kara bir bulut vardı. İçine girdim. İki saat boyunca aynı dev bulutların içinden ve ölümcül pusulaların çıldırmış şekilde yönlendirdiği bir yolculukla gidiyordum. Sonra bir şey oldu. Tam uçak sonuncu buluta vardığında yere çakıldık. Nasıl olduysa hayatta kaldım ve bir adaya kadar yüzdüm.

Bu ada, çok garip bir şekilde muhteşemdi ve aynı zamanda dediğim gibi çok garipti. Haritada burayı hiç görmemiştim. Adada biraz ilerleyince bir hışırtı duydum. Ne olduğunu anlamadım ama bir anda bir yaratık ortaya çıktı. Ne kitaplarda okumuştum ne de filmlerde görmüştüm, hiç bilinmeyen bir yaratıktı. O zaman anladım, bu ada her şeye hayat veriyordu. Bunun nedenini, nasıl olabildiğini bilmiyordum.

Biraz daha ilerlediğimde bir sahneye şahit oldum. Birisi nedensiz yere kendi kalbini bir ağaca veriyordu. Anladım ki bu hayvanlar, bu insanları istiyormuş. Bunu görünce hemen uzaklaştım. Birkaç gün ilerleyince İspanya’ya çok yaklaşmış olduğumu anladım. Kıyıya yüzdüm ama ben ilerledikçe ada kayboldu ve anladım ki bu ada bir hayat adasıymış, adı Isla de la Vida.

 

(Visited 7 times, 1 visits today)