Bir sabah uyandığımda kendimi garip hissediyordum. “Neyse, geçer.” dedim kendi kendime. Her zamanki gibi elimi yüzümü yıkadım. Annem beni kahvaltıya çağırdı. Masaya oturduğumda çok güzel yemekler hazırlamıştı, sabırsızlanarak yemeye başladım. Kahvaltı sırasında anneme “Bugün kendimi biraz tuhaf hissediyorum.” dedim. Annem ise gülümseyerek “Bir şey olmaz kızım, geçer.” dedi. Ben de öyle olacağını düşündüm.
Kahvaltıdan sonra okula gittim. Henüz ders başlamamıştı, bu yüzden arkadaşlarımla sınava çalışmaya karar verdim. Arkadaşıma gidip “Beraber çalışalım mı?” dedim, o da “Tamam!” dedi çünkü haftamız oldukça yoğundu.
Bir süre sonra bir soruda takıldım. Tam o anda arkadaşımla göz göze geldik ve birden kafamın içinde bazı cümleler duymaya başladım. Sanki arkadaşımın düşüncelerini okuyabiliyordum! “Of, bu soruyu nasıl yapamadı? Bunu kreşe giden bir çocuk bile çözer.” diyordu içinden. Şaşkınlıkla neye uğradığımı şaşırdım. Hem üzülmüştüm hem de çok garip hissediyordum. Sessizce yanından uzaklaştım.
Kendi kendime düşündüm: “Demek bu yüzden sabah garip hissediyordum, zihin okuyabiliyorum!” Bu gücümü test etmeye karar verdim. Eve gidince annemin zihnini okumayı denedim. Annem aklından “Kızım ne kadar da büyümüş, onunla gurur duyuyorum.” gibi güzel düşünceler geçiriyordu.
O an anladım ki annem beni gerçekten çok seviyor. Ve sanırım bu yeni süper gücüm bana insanların gerçek yüzünü gösterdi.
