ZULU

Salı akşamıydı. Hava soğuktu ve üç bebek dünyaya geldi: Zulu, Lütuf ve Barak. Barak çok hareketli bir çocuktu, Zulu ise sakin ve dikkatliydi. Lütuf biraz daha meraklı ve neşeliydi.

Bir gün, anne çocuklarla birlikte pazara giderken Zulu’nun tuvaleti geldi. Anne Zulu’yu götürürken Barak ve Lütuf orada bekledi. Ama kısa bir süre sonra Lütuf gözden kayboldu. Anne telaşla onu aradı. Neyse ki kısa süre sonra Lütuf bulundu ama bu olay aileye sabırlı ve dikkatli olmanın önemini öğretti.

O dönemde bölgelerinde su sıkıntısı ve kıtlık vardı. Her gün sadece bir tabak yulaf yiyebiliyorlardı. Yine de anne ve çocuklar birbirlerine destek olarak zor günleri atlattılar.

İki yıl sonra, dayıları mucit olarak bir su makinesi icat etti. Kuyudan su çeken bu makine sayesinde artık su sorunu çözüldü, yemekler hazırlandı ve aile rahat bir nefes aldı. Artık hem su hem yemek vardı ve herkes mutlu oldu.

Bu küçük aile, dayanışmanın, sabrın ve yaratıcılığın zorlukları aşmak için ne kadar önemli olduğunu öğrenmişti.

(Visited 8 times, 1 visits today)