Bir gün sabah uyandım ve gözlerimi açtığımda gördüklerime inanamadım. O günden bir gün önce normal bir gündü. Yatağıma yatmış ve uyumuştum. Fakat uyandığımda odamda değildim. Onun yerine ahşap, küçük ve gri renge boyanmış bir yataktaydım. Etraf çok garipti, sanki başka bir ülkedeydim. Yatağın başındaki küçük saat sabah 10’u gösteriyordu. Ayağa kalkıp perdeleri açtığımda, bir apartmanın yaklaşık 3. katında, aşırı kalabalık bir şehirdeydim. Uzun binalar ve yoldan geçen onlarca araba vardı. Hava güneşliydi. Pencereyi açtığımda, çok büyük bir şehirde olduğumu anladım.
Ardından gelen bir sesle irkildim. Hemen bir yere saklandım ve kapıyı İngilizce konuşan biri açtı. Anladım ki başka bir ülkedeyim. Zaten şehirdeki tabelalardan da bunu anlamıştım. Adam sinirli görünüyordu. Acaba sesimi mi duymuştu? Ardından kapıyı kapatıp dışarı çıktı. Şu an başkasının evinde olduğumu fark ettim. Adama görünmeden kapıyı açtım. Adam beni görünce İngilizce bir şekilde “Özür dilerim.” dedim ve kaçmaya başladım.
Tabelaları inceledim ve bu şehrin New York olduğunu öğrendim. New York, en kalabalık ve metropol şehirlerden biri olduğu için Türkiye’ye dönmem çok zor olacaktı. “Acaba yakınlarda bir havalimanı var mıdır?” diye düşünmeye başladım.
Birine sordum ama en yakın havalimanına arabayla 30 dakikada gidilebileceğini söyledi. Tek çarem yürümekti. Havalimanına ulaştığımda cebimdeki paralarla uçağa binebilirdim. Böylece insanlara sora sora yürüyerek havalimanına ulaşmaya çalıştım. Yolun yarısına gelmiştim ki bir Türk’le karşılaştım. O aslında burada yaşıyormuş ve bir üniversite öğrencisiymiş. Onunla sohbet ettikten sonra zaman kaybetmeden yoluma devam ettim.
Güneş batıyordu. Cebimdeki paralarla bir restoranda yemek yedim. Yemek yedikten sonra yoluma devam ettim. Hava kararmıştı ama benim yolum da çok az kalmıştı. Sonunda oraya vardığımda uçağın yarın sabah saat 11’de kalkacağını öğrendim. Ayrıca uçak İstanbul aktarmalıydı. Param yeter miydi acaba? Yakınlarda bir banka bulup paramı dolara çevirdim ve bilet gişesine koştum. Param yetmişti fakat geriye sadece birkaç dolar kalmıştı. Ardından sabahı beklemeye başladım.
Birkaç saat sonra sabah oldu. Saat 10.30’da uçağa bindim. Yarım saat sonra uçak kalktı ve İstanbul’a vardım. Ardından Ankara uçağına bindim ve Ankara’ya vardım. Taksi için param yetmediği için eve kadar yürüdüm. Uzun bir yolculuğun ardından evime vardım. Çok mutlu olmuştum. Umarım bir daha uyandığımda kendimi başka bir ülkede bulmam.
