Gözlerimi açtığımda gördüklerime inanamadım. Bugün benim doğum günümdü ve galiba ilk sürprizi ağabeyimden alacaktım. Elinde küçük, kırmızı hediye paketiyle kapımda duruyordu. Yüzünde her zamanki muzurlu ifadesiyle kocaman bir gülümseme vardı. Kutuyu biraz tedirgin bir şekilde aldım. Ne olacağını az çok tahmin ediyordum ama yine de merakım ağır bastı.
Kutuyu açar açmaz tahmin ettiğim şey gerçekleşti: Kutunun içi kum doluydu ve kum bir anda yüzüme sıçradı! Bir anlık şaşkınlıktan sonra ağabeyime kızmak istedim ama doğum günümü bu küçük şaka yüzünden mahvedemezdim. Yüzümü yıkayıp üstümü değiştirdim, sonra kahvaltı için aşağı indim.
Bugün kahvaltı masası her zamankinden daha özenli hazırlanmıştı. Annem, babam ve ağabeyim yanımda olunca kendimi daha da mutlu hissettim. Kahvaltıdan sonra annemle balon almaya çıktık. Tüm balonlar göz kamaştırıcıydı ama ben en sonunda pembe balonlarda karar kıldım. Eve döner dönmez hazırlıklara başladık. Annemle birlikte doğum günü pastamı yapmaya koyulduk. İçi bol çikolatalı, dışı ise şeker hamuruyla kaplı olacak şekilde tasarladık. Birkaç saatin sonunda ortaya harika bir pasta çıktı.
Sıra hazırlanmaya gelmişti. Uzun pembe elbisemi giydim, saçlarıma da uyumlu bir toka taktım. O sırada ağabeyim ve babam balonları şişirip salonu süslüyorlardı. Yavaş yavaş konuklar gelmeye başladı. Herkes hazır olunca salona girdim, mumları üfledim ve dileğimi diledim.
Hediyeler o kadar çoktu ki hangisini açacağımı bilemedim. Konuklar çıktıktan sonra hepsini tek tek açtım. Her biri ayrı güzeldi ve beni inanılmaz mutlu etti.
Gün ne yazık ki çabucak bitti. Ama her güzel şeyin bir sonu vardır. Yine de kesinlikle söyleyebilirim ki bu, hayatımın en güzel doğum günüydü.
