DOĞA KORUYUCUSU DEMİR’İN HİKAYESİ

Merhaba, ben Demir. 8. sınıfa gidiyorum ve tıpkı diğer arkadaşlarım gibi ders çalışmayı, müzik dinlemeyi seviyorum. Ama benim için önemli bir şey daha var: doğayı korumak. Biliyorum, büyük sorunları çözmek bize düşmez gibi gelebilir ama emin olun, küçücük adımlar bile dünyayı güzelleştirebilir.

Okulumuzda çevre kulübüne üyeyim. İlk işimiz, kağıt israfını önlemek oldu. Eskiden kağıtları çöpe atardık ama şimdi her sınıfta ayrı bir geri dönüşüm kutusu var. Matematik dersinde yanlış çözdüğüm bir soruyu hemen yırtıp atmak yerine, defterimin arkasındaki karalama sayfasını kullanıyorum. Öğretmenlerim de not alırken kağıdın her iki yüzünü kullanmamız için bizi teşvik ediyor. Ayrıca teneffüslerde arkadaşlarımı gereksiz yere açık kalan lamba ve muslukları kapatmaları konusunda uyarıyorum. Bunu yaparken kimseyi kırmak istemiyorum, amacım sadece enerji ve su tasarrufu bilincini yaymak. Hatta, okul bahçesine fidan dikme kampanyası düzenledik ve birkaç ay sonra bahçemiz daha yeşil görünmeye başladı. Bu, bana sorumluluk almanın ne kadar güzel bir duygu olduğunu gösterdi.

Evde uyguladığım yöntemler ise annem ve babamla birlikte küçük bir “Yeşil Ev” projesi başlattık. En büyük değişiklik, alışveriş alışkanlıklarımızda oldu. Artık markete giderken yanımızda bez çantalarımızı götürüyoruz. Böylece her ay onlarca naylon poşetin çöpe gitmesini engelliyoruz. Mutfakta da dikkatliyiz. Örneğin, sebzelerin kabuklarını ya da çay posalarını atmak yerine, onları biriktirip bahçedeki çiçekler için doğal gübre yapıyoruz. Buna kompost deniyor. Bu sayede hem çöpe giden atık miktarını azaltıyoruz hem de kimyasal gübre kullanmıyoruz.

Banyo konusunda ise tam bir dedektif gibiyim! Dişlerimi fırçalarken musluğu kapatıyorum ve gereksiz yere uzun duş almaktan kaçınıyorum. En sevdiğim yöntemlerden biri de, eski kıyafetlerimizi hemen atmamak. Küçük gelen ama hâlâ sağlam olan tişörtlerimi ya da pantolonlarımı, ihtiyacı olan başka birine veriyoruz. Buna yeniden kullanma diyoruz.

(Visited 6 times, 1 visits today)