Biz öğrenciler, günlük yaşantımızda çoğu zaman birbirimizle tartışır, bağrışır, hatta küseriz. Bu durum, benimle arkadaşlarım arasında da sıkça yaşanır. Bu tür durumlarla başa çıkmak için kullandığım çeşitli yöntemler ve bu süreçte bana kazandırdığı bazı önemli çıkarımlar vardır.
Karşınızdaki birey size amansız bir biçimde bağırıyorsa, bu durumdan sıyrılmanın en etkili yolu hiçbir şey söylememektir. Böylece karşı taraf, bir süre sonra tartışmanın anlamsız olduğunu fark eder ve çekip gider. Örneğin, geçen gün bir arkadaşımla tartışırken onun sergilediği son derece vurdumduymaz tavır, bende ani bir umutsuzluk hissi yarattı. Bu olaydan çıkardığım sonuçlar şunlardır: Tartışmayı başlatan kişi, çoğu zaman en baştan kaybedendir ve arkadaşım, hayatı boyunca üstlendiği sorumluluklara yeterince önem vermeyen, insanları kolayca çileden çıkarabilen biri olacaktır.
Buna ek olarak, bir arkadaşımla ortak bir noktada buluşamadığımda, ona yaptığım küçük iyilikleri sonlandırıyorum. Örneğin, biriyle yaşadığım bir tartışmada durum benim aleyhime döndüğünde karşı tarafa daha önce düzenli olarak yaptığım iyilikleri artık yapmayacağımı söyleyerek bunu açıkça dile getiriyorum. Bu şekilde, bana olan bağımlılığını ona yeniden hatırlatıyor ve özgüvenini ciddi biçimde sarsıyorum. Bu yaklaşım, benden çok karşı tarafa ne kadar zayıf ve yardıma muhtaç olduğunu hissettirerek tartışmayı sonlandırmamı sağlıyor. Ancak bu yöntemleri yalnızca beni gerçekten çok sinirlendiren kişilere karşı kullanıyorum.
Tüm bunları göz önünde bulundurduğumuzda, arkadaşlarım benimle her zaman tartışmasa da benimle ciddi bir çatışmaya girdiklerinde sonuçlarının ağır olacağını bilirler. Bu durum hem onlar hem de çevremdekiler için olumsuz sonuçlar doğurur.
