Bilim insanları kutuplardaki buzulların hızla eridiğini söylüyor. Uydu verileri, buzulların daha hızlı eridiğini, 15 yıl öncesine göre yılda yüzde 31 daha fazla kar ve buz kaybettiğini ortaya koymuştur. Nature Dergisinde yayımlanan araştırmada, 2015-2019 döneminde yıllık erime oranının, 2000-2004 dönemine göre yılda 78 milyar ton daha fazla olduğu belirtildi. Buzulların hızla erimesinin doğa ve insanlar için çok kötü sonuçları olacağını anlamak hiç zor değildir.
Su seviyesinin yükselmesi ve buraya yakın ülkelerin bazı kısımlarının sular altında kalması sonucunda ekosistem bu durumdan olumsuz etkileniyor. Doğada her şey olağanüstü bir denge içindedir. Ekosistemde bir basamaktaki bozulma tüm sistemi etkiler.
Bilim insanları, iklim krizine karşı, hayati önem taşıdığı için Kuzey Kutbu’nu korunmaya ihtiyaç duyan öncelikli alanlardan biri olarak tanımlıyor. Eriyen buzul miktarındaki artışın, güneş ışınlarının yansıtılmasını önemli derece azaltacağı, buna bağlı olarak denizin ve toprağın daha fazla ısınacağı, dolayısıyla küresel ısınmanın çok daha hızlanabileceğine işaret ediyor.
Buzulların erimesi, ekonomi, ekosistemler ve topluluklar üzerinde anında ve geniş çaplı sonuçlar doğurur. Eriyen buzullar deniz seviyelerinin yükselmesine neden olur ve bu da kıyı erozyonunu artırır, ısınan hava ve okyanus sıcaklıkları kasırga ve tayfun gibi daha sık ve yoğun kıyı fırtınalarına yol açarak fırtına dalgalarını yükseltir. Zorunlu kitlesel göçler, özellikle deniz seviyesinin yükselmesi, kuraklık, su kıtlığı ve doğal afetler gibi çevresel faktörlerle ilişkilidir.
Buzulların korunması için: Karbon salınımını azaltmak, fosil yakıt kullanımını azaltarak, doğaya salınan sera gazlarını en aza indirmek, ormanları korumak (ağaçlar, atmosferdeki karbondioksiti emerek dünyanın daha serin kalmasına yardımcı olur.) ve günlük yaşamımızda enerji tasarrufuna önem vererek yaşamak hepimiz için büyük bir önem taşımaktadır. Unutmayalım; Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi “Ormansız bir yurt vatan değildir.” Çevremizi koruyalım.
