Geçmişte Bir Gün

Her şey kitap okurken camdan içeri dolan ışıkla başlamıştı. Işık bir anda bütün odayı kaplamıştı ve ne olduğunu anlayamamıştım. Gözlerim yavaşça kapandı ve kendimi kaybettim.

Tekrar gözlerimi açtığımda, binaların çok eski olduğu bir sokakta buldum kendimi. Etrafıma şaşkınlıkla bakarken karşıda bir bakkal gördüm. Bir gazete almak için içeri girdim. Cebimdeki parayla bir gazete aldım ve tarihin 1954 olduğunu fark ettim. O an büyük bir şaşkınlık yaşadım; ne yapacağımı bilemiyordum.

“Madem buradayım, bir şeyler öğrenmeliyim.” diye düşündüm. Tam o sırada karşımda, babamın bana anlata anlata bitiremediği liseyi gördüm. Hemen oraya gitmeliydim. Babamı gençliğinde görmek, nasıl biri olduğunu öğrenmek istiyordum. Acaba o da benim gibi yaramaz mıydı? Bana sürekli ders çalışmamı söyleyen babamın notları nasıldı, çok merak ediyordum.

Bu düşüncelerle babamı aramaya başladım. Yaklaşık iki saat boyunca sokak sokak dolaştım. En sonunda bakkala su almaya giderken birilerinin babamın adını seslendiğini duydum. Sesin geldiği yöne baktığımda onu gördüm. Heyecanla koşmaya başladığım anda, etrafı yeniden o tuhaf ışık kapladı.

Bir anda kendimi yatağımın üzerinde, elimde kitabımla buldum. Meğerse her şey bir rüyaymış. Hem de en heyecanlı yerinde biten bir rüya.

(Visited 4 times, 1 visits today)