Okullar kapanmıştı, yaz tatili başlamıştı. Temmuz ayında sakin bir gündü. Beyaz masamda oturup ders çalışıyordum. Ardından salondan gelen annemin sesiyle irkildim. Beni yardıma çağırıyordu. Hemen salona koştum. Annem bana elektriklerin gittiğini söyleyince şok içinde odama koştum çünkü odamda ışıklardan telefonuma kadar her şey mükemmel bir şekilde çalışıyordu!
İnanamadım ve kırmızı perdelerimi araladım. Ardından “Baaam!” diye bir sesle ilk şimşeğin çaktığını daha sonra da bize doğru gelen bir hortum olduğunu gördüm. İşte tam o sırada her şey, o tuhaf ışığın pencereden içeri dolduğu an başladı. Salona gittiğimde o ışık yok olmuş, her şey normale dönmüştü.
O an şaşkınlıkla bir hışım odama koştum. Işık o kadar parlaktı ki gözlerim kamaşıyor, gözlerimi ovuşturmaktan başka hiçbir şey yapamıyordum. Ardından sakin, tatlı, melek gibi bir ses bana “Sakin ol, bu çok normal bir şey.” diye fısıldadı. Artık aklımı kaçırdığımı düşünüyordum. “Sen kimsin?” diye sordum ona. Cevap vermemişti, sadece sırıtıyordu.
Salona koşmaya çalıştım ama bir güç sanki beni engelliyordu! Tam ağlamaya başlamıştım ki annemin bana seslenmesiyle uyandım. “Ne saçma bir rüya!” diye düşünüp umursamadım ama. O gördüğüm şey gerçekten de bir rüya mıydı?
