O sıralar şehirde bir kayıp çocuk vakası vardı. O gün, röportaj için kayıp çocuğun annesini ziyarete gittim ve bilmem gereken soruları hazırladım. Annesi bana, oğlunun yani Demir Kaya’nın uzun süredir ailesiyle konuşmadığını söyledi. Ayrıca tam iki aydır sürekli olarak,bazı kelimeleri anlamlı, bazılarını ise anlamsız şekilde tekrarladığını anlattı.
Bana, Demir’e gitmeden önce kaydettiği ve gönderdiği bir mesajı gösterecekti. Henüz annesine bunu söylememiş olsam da ben görevimdeydim ve ajandamdaki notlarımla hazırdım. Kayıt başladığında şöyle diyordu:
“Anne, 2 ay, dediğim, ışık… Her şey o tuhaf ışığın pencereden içeri dolduğu anda başladı…”
Kayıt burada bitiyordu ama elimizdeki bilgiler yeterli değildi. Daha fazla şey öğrenmemiz gerekiyordu, ama bulamıyorduk.
Bütün ipuçlarını birleştirdiğimizde, ortaya tanıdık ve mantıklı bazı işaretler çıktı. Bunlar birer ipucuydu ve Demir’in konumunu bulmamıza yardımcı olabilirdi. En sonunda bir ördek resmi çıktı; belki de ördek gölü parkıyla bir bağlantısı vardı.
Ekip hemen oraya gitti ve araştırma yaparken ben de ses kaydını dinledim. O zaman fark ettim ki olay saatinde hâlâ sabah vaktiydi; bu durum belki de Demir ile ilgiliydi. Araştırma tamamlandığında ekip hiçbir şüpheli iz bulamamıştı. Peki, o zaman ne olmuştu?
Bir fikir aklıma geldi ve hemen Demir’in annesine gidip oğlunun arada sırada ne dediğini sordum. Söylediklerine bakılırsa Demir kendisi de evden çıkmış olabilirdi. Peki ya o ördek resmi? Bağlantı kurmaya çalıştım ama bir şey bulamadım.
Birden aklıma geldi: Demir ışık görmüştü! Hemen odasında pencere olup olmadığını sordum ve vardı. Bunun üzerine ekibi alıp evine gittim ve odasına bakan pencerenin önüne geldik. Orada bir çöp konteynırı gördüm. Maalesef tahminlerim doğruydu ve durum iyiye işaret değildi. Hemen konteynırı açtım ve…
Her şey mantıklıydı. Demir’i konteynırın içinde buldum ve ekibe acilen hastaneye götürmelerini söyledim. Olay aslında Demir’in de biraz suçu gibiydi; birkaç aydır sıkıldığı için anlamsız sözler söylüyordu. O gün ise telefona bakarken pencereden gelen tuhaf ışığı görmüş, merakla eğilmiş ve düşmüştü. Muhtemelen o güneş ışığı nedeniyle düşmüştü.
Neyse ki artık Demir’i bulduk. Dua edelim ki en kısa sürede iyileşsin.
