PENCEREDEN GELEN IŞIK

Her şey, o tuhaf ışığın pencereden içeri süzüldüğü anda başladı.
O akşam odasında ders çalışan Beren, defterinin başından kalkmak üzereyken bu ışığı fark etti. Işık sanki ona bakıyor, sessizce onu çağırıyordu. Beren biraz heyecanlandı ama korkmadı çünkü bunun özel bir an olduğunu kalbinin derinliklerinde hissetti.

Pencereye yaklaştığında sokak lambalarının sönük olduğunu, gökyüzünün ise sakinliğini fark etti. Işık yavaşça odanın içine yayıldı ve kitaplıktaki bir kitabın üzerinde durdu. Bu kitap, Beren’in en sevdiği hikâyelerle doluydu. Işık kaybolduğunda kitabın kapağı kendiliğinden açıldı ve içinden küçük bir not düştü. Notta, cesur olmasının zamanının geldiği yazıyordu.

Beren derin bir nefes aldı. Hayatında ilk kez kendini bir hikâyenin kahramanı gibi hissetti. O gece uyumadan önce uzun süre düşündü. Okul, arkadaşlar ve sorumluluklar hâlâ vardı ancak artık hayata bakışı değişmişti. Işık ona hayal kurmanın gücünü hatırlatmıştı.

Ertesi gün daha dikkatli ve daha cesur olacağına söz verdi. Pencereden dışarı bakarken gülümsedi. Bazı başlangıçların sessiz olduğunu biliyordu fakat etkilerinin çok büyük olabileceğini de… O ışık artık görünmüyordu ama bıraktığı iz Beren’in içindeydi. Beren büyürken o anı hep hatırlayacaktı. Çünkü gerçek değişim bazen sessizce başlar. Ve o akşam, onun hikâyesi yazılmaya başlamıştı.

(Visited 2 times, 1 visits today)