TUHAF IŞIĞIN ARDINDAN

  Her şey, o tuhaf ışığın pencereden içeri dolduğu anda başladı. O ana kadar hayatım sıradandı, hatta biraz sıkıcıydı. Okul, eve dönüş; aynı sokak, aynı yüzler ama o gece odamın duvarları sanki genişledi, nefes aldı ve beni çağırdı. Işık zeminde dalga dalga yayılırken kalbim korkuyla değil, merakla hızlandı çünkü içimde, uzun süredir uyanmayı bekleyen bir şey vardı.

  Pencereye yaklaştığımda camın buğulandığını gördüm. Dışarıda rüzgâr yoktu, ses yoktu  ama ışık hareket ediyordu. Elimi uzattım ve camın soğukluğunu hissettim. Tam geri çekecekken cam kendiliğinden açıldı. Işık bir yol gibi uzandı ve ben mantığımı geride bırakıp o yola adım attım.

  Bir anda kendimi bilmediğim bir sokakta buldum. Gökyüzü mora çalıyordu, binalar eğriydi ve herkes koşuyordu. Nedenini sorduğumda kimse durmadı. Sadece yaşlı bir kadın gözlerimin içine bakıp “Gecikiyorsun.” dedi. O an, bir maceranın ortasında olduğumu anladım.

 Peşimden gelen gölgeler vardı. Saklandım, koştum, düştüm. Dizlerim acıdı ama durmadım. Üzerinde eski bir işaret bulunan bir kapı buldum. Kapıyı açtığımda ışık tekrar belirdi. Bu kez korkmadım çünkü anladım ki bu ışık beni kaybetmeye değil, kendimi bulmaya çağırıyordu.

  Geri döndüğümde odam aynıydı. Saat yeniden çalışıyordu ama ben artık aynı değildim. O geceden sonra, maceranın bazen dışarıda değil, cesaret ettiğin anda başladığını öğrendim.

  Ertesi gün her şey normale dönmüş gibi görünse de izler kalmıştı. Avucumda silik bir işaret vardı ve geceleri o mor gökyüzünü rüyamda görüyordum. Bir hafta sonra ışık yeniden geldi. Bu kez hazırdım. Çantama bir defter, bir kalem ve cesaretimi koydum.

  Işığın açtığı geçitten geçtiğimde sokak değişmişti. Bir meydan, bir saat kulesi ve yer altına inen merdivenler vardı. Saat durmuştu. Kuleyi çalıştırmam gerektiğini hissettim. Merdivenlerden indim, karanlıkta fısıltılar duydum. Yanlış adımlar attım, doğru sorular sordum. Her cevap beni biraz daha derine çekti.

  Sonunda mekanizmayı buldum. Paslıydı ama canlıydı. Çevirdiğimde yer sarsıldı. Gölgeler dağıldı. Meydandaki insanlar durdu ve bana baktı. O an ilk kez yalnız olmadığımı anladım. Macera, paylaşıldıkça güçleniyordu. Işık beni geri çağırdığında gülümsedim. Çünkü artık korkmuyordum. Pencere kapandı, gece bitti ama biliyorum ki o yol hâlâ orada.

(Visited 7 times, 1 visits today)