Hangi Zaman Dilimi?

Salı günü anneanneme gidecektim. Şanslıydım çünkü mesafe çok uzakta değildi, yürüyerek kısa sürede varabilirdim. Yolda dikkatli olmam gerektiğini biliyordum. Bazen vahşi köpekler ya da tanımadığım insanlar olabiliyordu ama dikkatli davrandığım sürece sorun yaşamayacağımı düşünüyordum.

Yürürken önümde bir dolmuş durdu. Biraz korktum çünkü orası dolmuşların durması gereken bir yer değildi, asıl durak ilerideydi. Yine de yoluma devam ettim ve anneannemin evine doğru yürümeyi sürdürdüm.

Tam o sırada ağaçların arasından gözüme doğru gelen tuhaf bir ışık fark ettim. Çok korkmuştum çünkü gerçek hayatta ağaçların arasından böyle bir ışık gelmesi normal değildi. İlk anda lazer ya da garip bir şey olabileceğini düşündüm ama mantıklı düşününce bunun mümkün olmadığını fark ettim. Yine de merak edip ışığın geldiği yere doğru yaklaştım.

Işığa yaklaştığım anda ağaçlar şiddetle sallanmaya başladı. Sanki rüzgâr onları dans ettiriyordu ama bana başka bir şey oluyormuş gibi geldi. Ağaçların arasından geçtiğimde bir anda içeri doğru çekildim. Kendimi ıssız bir yerde buldum. Etrafımda birkaç insan vardı ama hiçbiri tanıdık değildi. Annem yoktu, anneannem yoktu ve gittiğim yol da ortadan kaybolmuştu.

Daha da şaşırtıcı olan, gökyüzünde uçan insanları görmemdi. “Acaba gelecek böyle mi olacak?” diye düşündüm ama bunun mümkün olmadığını anladım. İnsanların kanatları olamazdı.

Derken karşıma bir adam çıktı ve bana nereli olduğumu sordu. “Ankaralıyım.” dedim. Adam şaşkınlıkla, “Ankara diye bir yer mi var?” dedi. Türkiye’nin başkenti olduğunu söylediğimde bunun imkânsız olduğunu söyledi ve bana bir harita gösterdi. Haritada bildiğim hiçbir yer yoktu.

O sırada tekrar yüzüme bir ışık vurdu. Düşününce bunun bir camdan yansıyan güneş ışığı olabileceğini fark ettim. Belki de baştan beri korkmamın nedeni buydu. Aklıma babamın bir arkadaşının evi geldi; adının Muhammet Ersoy olduğunu hatırladım. Belki de gördüğüm pencere onundu.

Yaşadıklarım çok korkutucuydu. Bir anda tanıdık her şeyden kopmak, insanı gerçekten çok korkutuyor. Böyle bir şeyi kimse yaşamak istemez. Hâlâ anneanneme gitmek istiyordum ve bir an önce buradan kurtulmayı diliyordum.

Bir anda aynı ışığı tekrar gördüm. Bu kez bunun çıkış yolu olduğunu hissettim. Gözlerimi kapattım, derin bir nefes aldım ve verdiğim anda kendimi tekrar anneanneme giden yolda buldum. Çok rahatladım ve şükrettim.

Nereye gittiğimi hâlâ bilmiyorum. Belki hayal, belki farklı bir evrendi. Ama bildiğim tek şey, oradan kurtulduğum için çok şanslı olduğumdu. Daha kötü şeyler olabilirdi.

Bu yüzden size bir tavsiyem var: Eğer böyle tuhaf ışıklar görürseniz dikkatli olun ve özellikle küçükler kesinlikle yaklaşmasın. Benim için korkutucu bir deneyimdi ama neyse ki her şey yoluna girdi.

(Visited 7 times, 1 visits today)