Tokyo Teknoloji Kongresi

Tokyo 2040 yılı, yapay zekâ kongresi; içeri adımımı attığım ilk anda, buranın sıradan bir fuar alanı olmadığını hissediyorum. Tavan boyunca uzanan parlak neon ışıklar dalga dalga hareket ediyor. Renkler sürekli değişiyor. Ortam sessiz ama canlı,teknoloji burada sadece çalışmıyor, sanki nefes alıyor. İlk saniyelerde zamanın yavaşladığını hissediyorum.

Zemin rengârenk ve mermer beyazı bir yüzeye sahip, attığım her adımda hafif titreşim hissediyorum. Etrafımdaki küçük dronlar düzenli bir sırayla hareket ediyor, bazilari görüntü kaydediyor. İnsanların üzerindeki ekranlar, gözlüklerden ve lenslerden yansıyan bilgilerle havada süzülüyor. Konuşmalar farklı dillerde ama kulağımda tek bir dile dönüşüyor, tonlar ve duygular eksilmeden aktarılıyor.

Ana salona yaklaştığımda sisle kaplı bir perdenin üzerine yansıtılmış hologramlar adeta beni icine cekiyor. Işık noktaları birleşip ayrılıyor; sanki bir yapay zekânın düşünce sürecini izliyormuşum gibi bir his yaratıyor. Sessizce yanımdan geçip giden robot görevliler, uzerlerinde soguk,katı bir hava tasiyorlar. Cam duvarın ardında Tokyo’nun silueti görünürken, içerideki gelecek ile dışarıdaki şehir adeta birbirine karışıyor.

Bu kongrede sergilenen şey yalnızca makineler değil, insanlığın teknolojiyle uyum içinde dönüşmüş hâli.İnsanin teknoloji olmadan, teknolojinin de insan olamadan yasayamayacagini fark ediyorum.Kalabalığın ortasında dururken anlıyorum ki, ben geleceği izlemiyorum; onun tam içindeyim.

(Visited 4 times, 1 visits today)