Sevgili Dostum,
Bildiğin üzere çok uzun zamandan beridir arkadaşız ve bu uzun zaman içerisinde nasıl birisi olduğunu, nelerden hoşlandığını hangi hobileri yaptığını avcumun içi gibi biliyorum . Özellikle teknolojiye nasıl bir gözde baktığını çok iyi biliyorum. İlk olarak teknolojiden uzak kalman, birçok kişi tarafından saygı duyulan biri yapıyor. Fakat dijital dünyanın sunduğu imkanların düşündüğü gibi ruhsuz bir hale getirmediğini belirtmek istiyorum.
Öncelikle şunu bilmeni isterim. Dijital dünya, geleneksel yaşamın tamamen karşısında değildir. Aksine, doğru kullanıldığında onu destekleyen ve daha da zenginleştiren bir araçtır. Mesela sevdiğin kitaplar… Artık birçok klasik esere çevrim içi olarak ücretsiz ulaşmak mümkün. Üstelik bu sayede nadir bulunan eserleri aramak için günlerce dolaşmana gerek kalmıyor. Bu da sana zaman kazandırıyor; kazandığın zamanı yine doğada yürüyüş yaparak ya da sevdiklerinle sohbet ederek değerlendirebilirsin.
Ayrıca dijital iletişim, insan ilişkilerini zayıflatmak zorunda değildir. Evet, yüz yüze konuşmanın yerini hiçbir şey tutamaz, buna ben de katılıyorum. Ancak uzakta yaşayan dostlarınla, belki birçokkez görüşme fırsatı bulamadığın akrabalarınla iletişimde kalmanı sağlar. Bir mesaj ya da kısa bir görüntülü konuşma bile bazen insanın gününü güzelleştirebilir. Bu, samimiyeti yok eden değil, mesafeleri kısaltan bir imkan olarak görülebilir.
Dijital dünya aynı zamanda öğrenme açısından da büyük fırsatlar sunuyor. İlgi duyduğun konularla ilgili belgesellere, seminerlere ve eğitim videolarına evinden çıkmadan ulaşabilirsin. Yeni bir şey öğrenmek için illa kalabalık ortamlara girmene gerek kalmaz. Üstelik bu bilgiler senin düşünme gücünü azaltmaz; aksine bakış açını genişletir ve sana farklı fikirler kazandırır. Belki de uzun zamandır merak ettiğin ama erişim imkanı bulamadığın konuları bu sayede keşfedebilirsin.
Bunun yanında dijital dünyanın günlük hayatı kolaylaştıran yönlerini de göz ardı etmemek gerekir. Banka işlemleri, randevular ya da resmi başvurular artık çok daha hızlı bir şekilde yapılabiliyor. Saatlerce sıra beklemek yerine birkaç dakikada işlerini halledebilmek, sana daha fazla serbest zaman kazandırır. Bu zamanı yine kendi değerlerine uygun şekilde değerlendirmek tamamen senin elindedir.
Elbette teknoloji kontrolsüz kullanıldığında zarar verebilir. Ancak bu durum sadece dijital dünya için değil, hayatın her alanı için geçerlidir. Önemli olan ölçülü olmak ve dengeyi kurabilmektir. Dijital dünyayı hayatının merkezine koymadan, onu sadece ihtiyaç duyduğunda kullanılan bir araç haline getirebilirsin. Böylece hem geleneksel alışkanlıklarını sürdürür hem de çağın gerisinde kalmazsın.
Sonuç olarak senden isteğim, dijital dünyaya tamamen kapılarını kapatmaman. Küçük adımlarla başlamanı öneririm. Belki bir e-posta hesabı açmak ya da ilgi duyduğun bir konuda güvenilir bir siteyi takip etmekle başlayabilirsin. Zamanla bunun hayatını zorlaştırmadığını, aksine sana yeni kapılar açtığını fark edeceğine inanıyorum.
Seni olduğun gibi kabul ediyor ve fikirlerine saygı duyuyorum. Umarım bu mektup, dijital dünyaya karşı bakış açını biraz olsun değiştirebilir ve en azından denemeye açık olmanı sağlar.
Sevgiyle,
Arhan
