Her şey o tuhaf ışığın pencereden içeri dolduğu anda başladı. Sıradan bir günün sıradan bir akşamıydı. Ben ertesi güne yetiştirmem gereken proje ödevim olduğu için geç saate kadar ayaktadım. Saat gece üç civarlarında hiç beklenmedik bir şey yaşandı. Garip bir ışık bir anda her yeri aydınlattı. Sanki otuz saniye boyunca gündüz olmuştu. Ama tabii bu imkansızdı ama bir şekilde yaşanmıştı. Işık gittikten kısa bir süre sonra çok yüksek bir ses çıktı. Sanki gök gürüldedi ama dışarıya baktığımda bir tane bile bulut yoktu.
Ertesi sabah uyandığımda anne ve babamı salondaki televizyonun başında ciddi bir şekilde haberleri izlerken gördüm. Haberlerde dün yaşanan ışık patlaması hakkında bir şeyler vardı fakat televizyonu izlemeye çalışırken annem beni gördü ve önemli bir şeyin olmadığını söyleyerek beni salondan uzaklaştırdı ve okula gitmem için dışarı çıkardı. Annemin bu tavrından önemli bir şey olduğunu anladım ama ne kadar merak etsem de boş vermek dışında bir şansım yoktu. Okula vardığımda fark etim ki herkes dün yaşanan olay hakkında konuşuyordu. Arkadaşıma neler olduğunu sorduğumda bana anlatmaya başladı; dünki ışık patlamasından sonra dünyanın dört bir yanında doğal afetlerin yaşanmaya başlamış. Seller, depremler, yangınlar,fırtınalar… bilim insanları neler olduğunu araştırıyormuş ama henüz bu olanların nedenini bulamamışlar. Bunları duyunca kulaklarıma inanamadım. Şuan dünya çapında bir şeyler yanlış gidiyo ve nedenini kimse bilmiyordu. Okulda tüm vaktimi yaşananları düşünerek geçirdim. Eve geldiğimde ise anneme sımsıkı sarıldım ve bunların geçmesini umut ettim. O gece korkuyla yatağıma yattım ve acaba dün yaşanan şeyler tekrar yaşanacak mı diye düşünmeye başladım. Çok yorgundum ama bir türlü uyuyamıyordum. Bir o yana dön bir bu yana dön derken saat yine üçü gösteriyordu. Tam uykumun geldiğini hissetmişken birden her yer aydınlandı. Işığı görür görmez kafamı yorganımla kapattım ve ışığın gitmesini bekledim. Ama bu sefer geçen günün aksine ışık uzun bir süre gitmedi. Yaklaşık beş dakika boyunca aydınlık kalmıştık. Aynı şekilde ses de geçen güne göre daha yüksek bir şekilde gelmişti. Yatağımda gözümü sıkı bir şekilde kapatarak yarın olması için dua ettim ve uyumaya çalıştım.
Günler geçtikçe ışığın kalma süresi artıyor, ardından çıkan ses daha da gürültülü oluyordu. Işık her arttığında ise dünyada yaşanan kötü olaylar artıyordu. Salgın hastalıklar, yemek kıtlığı, hava kirliliği her geçen gün daha da fazla oluyordu. İnsanlar artık çok korkuyor, nasıl bir önlem alacaklarını bilmiyorlardı. Herkes her gün başka bir korkuyla yataklarına girip aynı şeyi yaşıyorlardı. Artık ben de dahil herkesin umudu kesilmişti. Bir gün yatağım ve yine ışığın geleceğini bilerek uyumaya çalıştım. Beklediğim gibi yine o mavimsi kaynağı belirsiz ışık tüm dünyayı aydınlatmıştı. Ama bu sefer bir şeyler farklıydı. O gün ışık hiç gitmedi. İşte o an anladım. Sonun başlangıcı çoktan gelmişti…
