Her şey o tuhaf ışığın pencereden içeri dolduğu anda başladı. Işık o kadar parlaktı ki gözlerim kamaştı. Hiçbir şey göremiyordum. Hemen koşmaya başladım, annemden izin aldım. Parkta arkadaşlarım oynuyordu onlara sordum. “Hiç parlayan bir ışık gördünüz mü?” dedim. Onlarda “Hayır” dediler. Yine koşmaya başladım yerde birkaç tane ayak izi gördüm. Onları takip ettim ve bir anda karşıma bir yaratık çıktı. Bana bir mektup verdi. Mektubu okudum, yaratıkla konuştum. Adı Minnoş’muş. Mektubun aramızda sır olduğunu söyledi. Minnoş beni bir odaya götürdü, orda aktiviteler yaptık. Periler vardı. Sonra geri eve döndüm. Hayatımın en eğlenceli günüydü.
(Visited 4 times, 1 visits today)
