Birinci cümlem:
Uzay araştırmaları bekleyebilir. Çünkü yaşamın devam etmesini istiyoruz ve bunun için önce yoksul insanlara yardım etmeliyiz. İnsanlar temel ihtiyaçlarını karşılayamazken uzayı düşünmek ne kadar doğru? Onlar olmazsa insanlık nasıl yoluna devam edecek? Üstelik araştırmalara göre dünyanın sonu yaklaşık bir milyar yıl sonra gelecek. Yani insanlığın devamını istiyorsak önce insanı yaşatmalıyız.
İkinci cümlem:
Lütfen doğayı koruyalım. Doğa, dünyanın en önemli parçasıdır. Ancak insanlar kendilerine emanet edilen yeşil alanları betonlara ve binalara dönüştürüyor. Dünya nüfusunun hızla artması da buna etki ediyor. Ama gerçekten sormak istiyorum: Buna değer miydi?
Üçüncü cümlem:
Hayvanlarımızı koruyalım. Bir karıncaya bastığınızda ne kadar umursuyorsunuz? Büyük ihtimalle hiç. Oysa bir arıya, kediye ya da köpeğe gösterdiğimiz değeri karıncaya da göstermeliyiz. Hayvanlara insanlar tarafından yapılan en acımasız davranışlardan biri de hayvanat bahçeleridir. Düşünsenize, bir hayvansınız ve kocaman yaşam alanınızdan alınıp küçük bir kafese kapatılıyorsunuz. Sizce mutlu olur muydunuz? Biraz empati yapmalıyız.
Dördüncü cümlem:
Suyu dikkatli kullanalım. Şu an size yeterince su varmış gibi gelebilir ama bu doğru değil. Bilim insanları, 2050 yılında dünya nüfusunun iki katına çıkacağını ve su kıtlığının başlayacağını söylüyor. Belki biz o günleri görmeyeceğiz ama bizden sonraki nesiller ne yapacak? Bu düşünce gerçekten çok acı.
Beşinci cümlem:
Dünyada barış ilan edilmelidir. Savaşlarda kim bilir kaç milyon masum çocuk hayatını kaybetti? Kaç milyon insan öldü? Bu savaşlar sadece dünyayı değil, insanlığı da yok ediyor. Peki sadece küçük bir toprak parçası için koca bir ülkeyi yok etmeye değer miydi?
Altıncı ve son cümlem:
Teknoloji bizi ele geçiriyor. Özellikle yapay zekâ son yıllarda çok hızlı gelişti. İnsanlar birçok işini yapay zekâya yaptırarak ona bağımlı hâle geliyor. Bu durum düşünme becerilerini azaltıyor. Ayrıca teknoloji yüzünden insanlar daha az hareket ediyor ve bu da obezite gibi hastalıkların artmasına neden oluyor. Bu gerçekten endişe verici bir durum.
