Clash Royale Diyarı’na Yolculuk

Her şey, o tuhaf ışığın pencereden içeri dolduğu anda başladı.

Ali o sırada Clash Royale oynuyordu. Dışarıda hava kararmak üzereydi ve annesi onu yemeğe çağırıyordu. Ama Ali, tam o anda pencereden süzülen o garip ışığı fark etti. Bu ışık normal değildi. Ne sarıydı ne de beyazdı. Sanki içinden binlerce küçük yıldız akıp geçiyordu.

Ali ayağa kalktı ve pencereye yaklaştı. Işık, odanın ortasında durdu ve yavaşça dönmeye başladı. Bir anda “pof!” diye bir ses duyuldu. Işığın içinden, ceviz büyüklüğünde, mavi renkli ve konuşan bir kapak çıktı.

“Merhaba, Ali.” dedi kapak.

Ali’nin ağzı açık kaldı.
“Sen… sen benim adımı nereden biliyorsun?” diye kekeledi.

“Benim adım Mega Knight.” dedi. “Clash Royale diyarından geliyorum.”

Ali tam “Sen sanal birisin!” diyecekken oda bir anda sallandı. Duvarlar kayboldu, yer gökyüzüne dönüştü. Göz açıp kapayıncaya kadar kendini bulutlardan yapılmış bir yolda buldu. Etrafında ışıklı arenalar, uçan balonlar ve savaşan taşlar vardı.

Mega Knight ciddi bir sesle konuştu:
“Dünyamızda Clash Royale oynayan çocuk kalmadı. Onu yalnızca Clash Royale’den gerçekten keyif alan, heyecanını kaybetmemiş biri kurtarabilir.”

Ali derin bir nefes aldı.
Hazırdı.

(Visited 4 times, 1 visits today)