Karanlık Köyün Sırrı

Bir zamanlar, çok sakin ve huzurlu bir köy varmış. Bu köyde herkes birbirini tanır, günler sessizce geçermiş. Ancak bir gün bu sakinlik aniden bozulmuş.

Köyün yakınlarında, yıllar önce terk edilmiş eski bir enerji laboratuvarı varmış. Bir gün, bu laboratuvarın çevresinde oynayan bir çocuk aniden kaybolmuş. Köylüler hemen aramaya başlamış. Ormanlar, göletler, kulübeler didik didik aranmış fakat çocuktan hiçbir iz bulunamamış. Günler geçtikçe herkes çocuğun öldüğüne inanmaya başlamış.

Herkes… tek bir kişi hariç.
Annesi.

Anne, çocuğunun öldüğüne asla inanmıyormuş. Geceleri evinin ışıklarıyla gökyüzüne sinyaller gönderdiğini, karanlığın içinden beyaz ve büyük bir canavarın çıktığını söylüyormuş. Bunun normal bir olay olmadığını, büyük bir tehlikenin yaklaştığını iddia ediyormuş. Ancak polisler onun acıdan hayaller gördüğünü düşünüp dinlenmesini söylüyormuş.

Bir gece kadın tekrar polisi aramış. Canavarın yeniden geldiğini söylemiş. Polisler yalnızca kadının evine gitmişler ama orada garip bir şey fark etmişler. Canavarın çıktığı söylenen yerde yapışkan, tuhaf bir salgı varmış. Polis şefi salgıya dokunduğu anda elini hızla çekmiş. Çünkü derisi yanmış.

Bu olaydan sonra şef, kadının söylediklerini ciddiye almış. Hemen birlikte eski enerji laboratuvarına gitmişler.

Şef tellerden gizlice atlayarak içeri girmiş, kadına da arkasından gelmesini söylemiş. Sessizce bir kapıdan içeri girip uzun bir koridoru takip etmişler. Koridorun sonunda büyük, metal bir kapı bulmuşlar. Kapıyı açtıklarında içeride garip parçalar ve kadının evinde gördükleri salgıya benzeyen izler görmüşler. Yapış yapış, canlıymış gibi duran bu şeyler, bilinmeyen bir yaratığı andırıyormuş.

Olan biteni anlatmak için iki yetkili gelmiş ve onları rapor odasına götürmüş. Yetkililer yaşananları dikkatle dinledikten sonra, bu olayların kimseye anlatılmaması gerektiğini söylemişler. Aksi hâlde başkalarının da bunu denemeye kalkabileceğini ve dünyanın büyük bir tehlikeye girebileceğini belirtmişler. Çocuğu aramalarına izin vermişler ama tüm sorumluluğun onlara ait olacağını da eklemişler.

Anne ve şef bunu kabul etmiş. Özel kostümler giyerek parçaların arasından geçmişler. Bir anda kendilerini farklı bir yerde bulmuşlar. Burası köyün aynısıymış; tek farkı hiç ışık olmaması ve yerleri kaplayan renksiz sarmaşıklarmış. Bir süre dolaştıktan sonra çocuğu, kendi evinin içinde bulmuşlar.

Çocuğu hemen alıp gerçek dünyaya dönmüşler.

Sonunda çocuk evine kavuşmuş. Köy halkı, annenin azmi ve cesareti karşısında ona saygı duymuş. Ancak herkesin içini huzursuz eden bir şey varmış…

Çocuk geri dönmüştü ama gözleri artık karanlıkta da parlıyordu.

(Visited 2 times, 1 visits today)