Otobüsten indiğimde hava beklediğimden daha karanlıktı. Sokak lambasının altında durup etrafa bakarken içimde açıklayamadığım bir huzursuzluk belirdi ve kulaklarımı çınlatacak kadar yüksek bir ses duydum. Etrafa bakındım, kimse yoktu. Günüm zaten kötü geçmişti. Daha ne kadar korkunç ve kötü olabilirdi? Durun, size en baştan anlatayım:
Sabah uyanmıştım. Elimi yüzümü yıkamak için banyoya giderken kardeşimin oyuncaklarına ayağım takıldı ve yere düştüm. Daha sonra çantamı hazırlayıp kahvaltı masasına oturdum, ancak yemek yoktu. Anneme yemeğin nerede olduğunu sorunca ekmek ve yumurta almanın sırasının bende olduğunu hatırlattı. (Biz annemle markete gitme sırası koymuştuk.) Böylece okula aç gitmiş oldum.
Ders matematikti ve ödevimizi kontrol edecektik. Ancak ödev kitabımı çantamda bulamamıştım. Öğretmenin fark etmemesi için resmen dua ediyordum. Çünkü kitabımın olmadığını anlarsa bana dersten sıfır verirdi. Korktuğum başıma geldi. Öğretmenimiz, ilk soruyu nasıl çözdüğüme bakmak için beni tahtaya kaldırdı. Üzgün ve aynı zamanda endişeli bir şekilde kitabımı evde unuttuğumu söyledim. Ancak öğretmenim beni sorumsuz buldu ve sıfır verdi. Çok utanmış ve üzülmüştüm. Bu da yetmezmiş gibi sıra arkadaşım benimle dalga geçmeye başladı.
Eve gittiğimde ise evde hamburger vardı ve bu benim en sevmediğim yemekti. En sonunda biraz hava alıp kendime gelmek için dışarı çıkmıştım. Ancak gördüğünüz gibi bu da işe yaramamıştı. Karanlıkta evime doğru yürümeye devam ettim. Bir yandan da arkamdan gelen sesi neyin çıkardığını merak ediyordum. Ama arkama dönersem daha çok korkacağımı biliyordum ve bunu hiç istemiyordum.
İçimi kaplayan huzursuzluk ve korku birleşince dayanamadım, ağlayarak koşmaya başladım. Sanki bir canlı beni takip ediyormuş gibi hissediyordum. Uzaktan evimin bacası görünmeye başladı. Daha hızlı koşmaya çalıştım ama işe yaramadı. İçimdeki huzursuzluk gittikçe artıyordu. Bir saniye bile dursam, arkamda hissettiğim ama varlığından emin olamadığım canlı beni yakalayacakmış gibi geliyordu. Koşarken birden ayağım bağcığıma takıldı ve yere düştüm. Kulağımda çınlayan ses daha da arttı. İçimdeki huzursuzluk ve korku dayanılmaz bir hâl aldı. Birden karşıma baktım ve…
