Üzerimize Yağan Sözler

Her zamanki gibi hava yine yağmurluydu. Zaten bu yağmurlar sanki hiç durmuyordu. Her yeni hedef koyduğumda her yeni fikrim olduğunda, insanların yargılayan, kırıcı kelimeleri birer yağmur damlası gibi kafama düşüyordu. “Yaparım.” dedim ve hemen ardından “Yapamazsın.” adlı bir yağmur damlası başıma düştü. Bu durum hep böyleydi.

Bu sabah uyandığımda hava çok güzel görünüyordu. Ancak dışarı çıkar çıkmaz yine o kötü yağmurlar başladı. Yolda yürürken küçük bir çocuğun ailesine hayalini anlattığını gördüm. Ailesi ona “Saçma.” dedi ve o anda çocuğun başına düşen yağmur damlasını fark ettim. “Saçma.” kelimesi artık o çocuğun hayatının bir parçası olmuştu.

Öğleye doğru bir kafeye gittim. Orada iki kişi vardı; biri çok hevesliydi, diğeri ise hayattan bıkmış gibiydi. Hevesli olan, sevdiği şeyler hakkında heyecanla konuşuyordu. Diğeri ise onu dinliyordu. Bir süre sonra hayattan bıkmış görünen kişi “Çok konuşuyorsun.” dedi. Bu söz, hevesli kişinin başına düşen daha güçlü iki yağmur damlası gibiydi.

Akşam saatlerinde parka gidip bir bankta oturdum ve gün batımını izlemeye karar verdim. Parkta ailesiyle oynayan küçük bir çocuk gördüm. Gülümsemesi çok güzeldi, etrafa adeta renk saçıyordu. Annesi ve babası ona güzel sözler söylüyordu. Bu sözler de çocuğun başına yağmur damlaları gibi düşüyordu ama bu damlalar farklıydı. Sert ve incitici değil, nazik ve yumuşaktı.

O an fark ettim ki yağmur damlalarının etkisi, söylenen kelimelere göre değişiyordu. Bunu düşününce içimi bir huzur kapladı. Bu düşüncelerle eve döndüm. Acaba önümüzdeki günlerde beni nasıl kelimeler bekliyordu?

(Visited 3 times, 1 visits today)