Bugünkü yürüyüşüm, tüm düşüncelerimi değiştirdi. Sokakta, belki de daha önce hiç dikkatimi çekmeyen şeyleri fark ettim ve farkındalığa vardım. Daha önce kimsenin dönüp incelemediği detaylar artık farklı görünüyordu. Yerdeki karıncaları izledim; hepsinin işbirliği yapıp yuvalarına yiyecek taşımaları, birbirlerini sırtlarında taşımaları bana empatiyi hatırlattı.
Kafamı çevirdiğimde, küçük bir yavru köpeği fark ettim. Yanına yaklaştım, kafasını okşamak istedim ama hafifçe geri çekti. Belki istemiyordu. Yoluma devam edecekken ayağının sakat olduğunu gördüm. Hemen montumun içine sarıp veterinere götürdüm. Veterinerden çıktıktan sonra kendime kahve almak için bir kafeye gittim. Siparişimi alan genç kadının yorgun ve halsiz olduğunu fark ettim. “İyi misin?” diye sordum, sadece kafasını salladı ama iyi olmadığını hemen anlayabildim.
Kahvemi aldıktan sonra kendi kendime düşündüm: İnsanlar çoğu zaman fark etmedikleri şeylerin bilincinde değiller ama artık etraftaki küçük detayların farkına varabiliyordum. Hayata daha dikkatle bakıyordum, çevremi daha iyi gözlemliyordum. Bu yürüyüş bana gösterdi ki empati kurarak ve dikkatle hareket etmek, hem kendi hayatımızı hem de çevremizdeki yaşamı daha anlamlı kılıyor.
