Otobüsten indiğimde hava beklediğimden daha karanlıktı. Sokak lambasının altında durup etrafa bakarken içimde açıklayamadığım bir huzursuzluk belirdi ve bu huzursuzluğu düşünürken bir anda kendimi karanlık bir sokağın başında buldum. Sokak çok korkutucu ve karanlık görünüyordu ancak içimdeki bu his, bana oraya doğru ilerlemem gerektiğini söylüyordu. İçimdeki hissi dinledim ve sokağın derinliklerine doğru yürümeye başladım.
İlerledikçe çok anlamsız bir şey yaptığımı düşünmeye başladım. Tüm bunları sadece içimdeki bir his yüzünden yapıyordum. Ben bunları düşünürken bir anda karşımda parıldayan bir kedi gördüm. Kedi bana doğru yürümeye başladı ve “Ah, demek ki sen bizim yeni yolcumuzsun.” dedi. O anda neler olduğuna dair hiçbir fikrim yoktu.
Bir anda kedi koşmaya başladı. Ben de onu takip etmeye başladım ancak ne yaparsam yapayım yine de kediye yetişemiyordum. Tam pes edip geri dönecektim ki düşmeye başladım ama bu, tam olarak bir düşme değildi. Boşluktaydım ancak sanki yere düşüyormuş gibi hissediyordum. Sonunda bu his sona erdi ve kedi yine karşımda belirdi.
“Yolculuğumuz başlıyor, lütfen kemerlerinizi bağlayınız.” dedi. O anda içinde benim de bulunduğum fotoğraflar yanıp sönmeye başladı ancak fotoğraflardaki ben daha farklıydım. Ayrıca fotoğraflarda bana benzeyen küçük bir kız ve benimle aynı yaşlarda bir kadın da vardı. Birlikte çok iyi vakit geçiriyorduk. Bir anda resimler yok oldu ve kendimi tekrardan sokakta buldum.
Ayrıca elimde bir anahtarlık da vardı. Üzerinde “Kedi Kedi Gelecek, bizi tercih ettiğiniz için teşekkür ederiz.” yazıyordu. O anda içim mutluluk doldu ve sanki hiçbir şey yaşanmamış gibi eve doğru yürümeye başladım.
