KAYAK GÖZLÜĞÜM

Ben, ilk kez kayağa gittiğin gün taktığın gözlüğüm. Yüzüne yerleştiğimde ellerin soğuktan kızarmıştı. Nefesin heyecandan hızlıydı. Camlarım hemen buğulandı ama yine de önündeki bembeyaz dünyayı sana göstermeye çalıştım. Aşağı baktığında korkunu, ileri baktığında merakını gördüm.

Kayaklar hareket etmeye başladığında rüzgâr sertti. Kar taneleri üzerime çarptı, camımı çizdi ama seni korudum. Düşerken yüzün kara gömüldü kısa bir an hiçbir şey göremedin. Sonra beni eldiveninle silip yeniden taktın.

Gün boyunca kahkahalarını, küçük çığlıklarını ve “başardım” bakışlarını izledim. Akşam beni çıkardığında yorgundun ama mutluydun. Ben yalnızca bir gözlük değil, korkunu aşıp kendine güvendiğin ilk anının sessiz tanığıydım. O günden sonra bir çekmecede dursam bile camlarımda o dağın yansıması kaldı. Her takıldığımda sana düşmenin utanç değil, öğrenmenin bir parçası olduğunu hatırlatırım.

Bu yüzden beni kaybetmek istemezsin. Çünkü ben senin karla, hızla ve cesaretle ilk karşılaşmandım. O gün baktığın dünya, benim camlarımdan daha parlak görünmüştü ve bu anı asla solmadı. Senin içinde hep yaşadı.

(Visited 6 times, 1 visits today)