KELİME YAĞMURU

Tam dışarı çıkıyordum ki kelime yağmurunun başladığını gördüm. Şemsiyemi alıp hemen dışarı çıktım. Dışarı çıkınca çok mutlu hissettim çünkü gökyüzünden çok güzel kelimeler yağıyordu: mutluluk, sevgi, heyecan, başarı, hayal, huzur…

Biraz gezinmeye başladım, birkaç mağazaya uğradım ve bazı şeyler aldım. Ancak yolda, trafikte bir adam neredeyse bana çarpıyordu ve çok dikkatsiz davranıyordu. Bu yüzden ona sinirlendim ve bazı kötü kelimeler söyledim.

Tekrar dışarı çıktığımda kafama sert bir şekilde “kötülük, umutsuzluk, hüzün, mutsuzluk” gibi can acıtıcı kelimeler yağmaya başladı. Bunu görünce şemsiyemi çıkardım.

O sırada benim gibi kelime yağmurunun altında kalan bir yaşlı teyze gördüm. Canının çok acıdığını fark ettim ve şemsiyemi ona verdim.

Eve giderken evde domates olmadığını hatırlayıp markete gittim. Markete giderken yağmur tekrar güzel kelimelerle yağmaya başladı. Eve dönüp biraz yağmuru izledim. Bazen güzel kelimeler yağsa da aralarında kötü kelimeler de oluyordu.

Akşam olunca misafirliğe gittik. Hava çok kötüydü ama hızlıca gidip direkt eve girdik. Orada öyle güzel muhabbetler ettik ki havayı bile düzeltti.

O akşam eve dönerken çok iyi hissediyordum çünkü kelime yağmurunun nasıl yağacağına biz karar veriyormuşuz. O yüzden, canımızın yanmasını istemiyorsak diğer kişilerle düzgün konuşmalı ve sözlerimize dikkat etmeliyiz.

(Visited 4 times, 1 visits today)