SOKAK LAMBASI

Otobüsten indiğimde hava beklediğimden çok daha karanlıktı. Sokak lambasının altında durup etrafa bakarken içimde açıklayamadığım bir huzursuzluk belirdi ve o günden sonra her şey değişti. Olanları biraz hızlı anlattığımı fark ettim, en baştan anlatıyorum:

Otobüsten indim ve her zaman yaptığım gibi eve ekmek almak için yola koyuldum. Ancak bir gariplik vardı. Hava normalden daha karanlıktı. Aldırış etmedim, kış günü sandım. Tam sokak lambasının altına girmişken bağcığım açıldı. Eğilip bağlarken bir şey fark ettim: Normalde her gün dolup taşan otobüs durağı bomboştu. “Herkes nerede?” diye düşündüm. Üstelik etrafta hiç ses yoktu.

Etrafıma bakınca insanların bir yerde toplanmış, sessizce beklediğini gördüm. Etraflarında maskeli adamlar dolaşıyordu. Ne olduğunu merak ettim. Tam o sırada benim baktığımı fark eden bir adam bana bağırdı:
“Hey, sen orada dur! Konuşmamızı anlayamasalar da hareketlerimizi dakika dakika izliyorlar. Onların belirlediği saatte ne mimik oynatabilirsin ne de kıpırdayabilirsin.”

Hiçbir şey anlamamıştım ama adamın dediğini yaptım ve olduğum yerde kaldım. Bir dakika sonra maskeli adamlar bir anda ortadan kayboldu. Herkes sakin bir şekilde hayatına devam etti. Ben ise kalabalığın içinde bana bağıran adamı aramaya başladım. Ne yüzünü ne de sesini hatırlayabiliyordum. Aklımda kalan tek şey, o adamın maskeli adamlara çok benzemesiydi.

Şüphelenip hemen başka birinin yanına gittim. Neler olduğunu ve bunların ne zamandır yaşandığını sordum. O anda aniden bir düşme hissi yaşadım. Ne olduğunu anlayamadım. Şaşkın şaşkın etrafa bakarken gerçeği fark ettim. Meğer tüm bunlar, dün izlediğim bir filmden aklımda kalan bir kabusmuş. Hiçbir şey gerçek değilmiş.

Bunu anlayınca derin bir “oh” çektim ve günlük hayatıma kaldığım yerden devam ettim.

(Visited 2 times, 1 visits today)