Bir sabah uyandığımda her şeyin farklı olduğunu fark ettim. Pencereyi açtığımda kuş sesleri her zamankinden çok daha net geliyordu. Sonra anladım ki dünyadaki herkesin yalnızca bir duyusu daha güçlü olmuştu. Benimki işitme duyumdu.
Artık en küçük sesleri bile duyabiliyordum. Saatin tıkırtısı, yaprakların hışırtısı ve uzaktan gelen konuşmalar bile çok netti. Okula giderken arabaların sesleri biraz rahatsız edici olsa da öğretmenimin anlattıklarını çok daha iyi anlıyordum. Derste dikkatimi toplamak artık daha kolaydı.
Bu durum hayatımı hem olumlu hem de zorlayıcı şekilde etkiledi. Müzik dinlemek artık çok keyifliydi çünkü her enstrümanı ayrı ayrı duyabiliyordum. Ancak kalabalık yerlerde başım ağrıyordu çünkü çok fazla ses vardı.
Zamanla güçlü işitme duyuma alıştım. Sessiz yerleri daha çok sevmeye başladım ve kulaklarımı korumam gerektiğini öğrendim. Bu deneyim bana duyularımızın ne kadar değerli olduğunu ve fazlasının bazen zorlayıcı olabileceğini gösterdi.
