Kararlar

Hayatta verdiğimiz kararlar bazen tamamen kendi isteğimizle, bazen ise çevremizdeki dış faktörlerin etkisiyle şekillenir. Benim hayatımda Amerika’ya gitme kararı daha çok dış faktörlerin etkisiyle alınmış bir karardı. Bunun sebebi, annemin burs kazanması ve TÜBİTAK aracılığıyla Amerika’nın Boston şehrine gitmemizin istenmesiydi. Bu nedenle ailecek Amerika’ya gittik. Aslında bu, dış faktörlerin etkisiyle alınmış bir karardı fakat yine de bizim de bu kararı kabul etmemiz gerekiyordu.

Bu bursu kazanmamız da tamamen benim dışımda gelişmişti. Annem o kursa başvurmasaydı bu bursu hiç kazanamazdık. Ancak annem başvurdu ve kazandı, bu da hayatımızı iki yıllığına çok büyük ölçüde değiştirdi. Hayatımız şekillendi, yeni bir ülke gördük. Bu benim ilk defa başka bir ülkeye çıkışımdı. Gittiğim ülkeyi o kadar çok beğendim ki benim için mükemmeldi. Eğitim sistemi, hayat şartları ve kazandığın paranın neler aldırabildiği beni çok etkilemişti. Fakat bunların hiçbiri benim kendi seçimim değildi; tamamen dış faktörlerin sonucuydu.

Ancak Amerika’da ikinci yıl kalma kararı bana sorulan bir karardı. Bu sefer bana soruldu ve ben karar verdim. İngilizcemi daha da geliştirmek ve hayatıma orada devam etmek istediğimi söyledim. Böylece ikinci yıl da kaldık. İkinci yıl benim için gerçekten mükemmel geçti. Kendi arkadaş grubum vardı ve İngilizcem çok gelişmişti. Arkadaşlarımın çoğu yabancıydı ve ELL sınıflarındaydılar, buna rağmen benim İngilizcem onlardan daha iyiydi. Bu durum beni çok mutlu etti.

Zamanla şuna inanmaya başladım: Zeki olmak diye bir şey yok, çalışmak ve emeğinin karşılığını almak var. Buna inanarak yaşamaya karar verdim. Orada iyi notlar almak tamamen benim kararımdı ve bunun sonucunda da iyi notlar aldım. Bu başarıda dış etkenlerin bir payı yoktu.

Ancak Türkiye’ye dönme zamanı geldiğinde yine dış faktörler devreye girdi. Ben Amerika’da kalmak istiyordum fakat annemler ve TÜBİTAK bursu nedeniyle iki yılın sonunda Türkiye’ye dönmek zorunda kaldık. Bu beni çok mutsuz etti. Ağladım, ne yapacağımı bilemedim. Bu tamamen benim dışımda gelişen bir durumdu.

Türkiye’ye döndüğümde psikolojik olarak çok zorlandım. Amerika’dan döneceğimi bilmek beni çok yıprattı ve LGS’ye çalışırken bile dikkatimi toplayamıyordum. Buna rağmen hırslı ve kararlı bir insan olduğum için asla “yapamam” demedim. Elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım. Bazen yoruldum, bazen bıraktım ama tekrar toparlandım.

Sonrasında öğretmenlerim ve ailem gibi dış faktörler beni tekrar toparlamama yardımcı oldu. Çok çalıştım, özellikle matematikte ilerleme kaydettim. Türkçede kendimi geliştirdim ve bu yıl full çıkardım. Bu benim için çok büyük bir başarıydı. Matematikte de yanlışlarımı azalttım çünkü kararlıydım.

Amerika’ya ilk gittiğimde çok stresliydim ama zamanla adapte oldum. Okuluma alıştım, İngilizce derslerinde A+ aldım ve üst sınıfa geçtim. Bu da beni çok mutlu etti. Tüm bu süreç bana şunu gösterdi: Dış faktörler hayatımı etkileyebilir ama asıl önemli olan benim verdiğim kararlar ve gösterdiğim kararlılıktır. Şu anda hâlâ hedefleri olan, kararlı ve hayatına devam eden biriyim.

(Visited 7 times, 1 visits today)