Yanlış Durak

Otobüsten indiğimde hava beklediğimden daha karanlıktı. Sokak lambasının altında durup etrafa bakarken içimde açıklayamadığım bir huzursuzluk belirdi ve içimi bir korku kapladı. Karanlıktan mıdır bilmem, içimde kötü bir his vardı. Sanki kötü bir şeyler olacağından emindim. Etrafa daha dikkatlice baktım. O an anladım ki burası benim gideceğim yer değildi. Burası son duraktı. Otobüsten inerken durağı kaçırmıştım. Telefonuma baktım, yüzde 3 şarjı kalmıştı. O şarj ile hemen arkadaşıma konum attım ve “Kayboldum.” yazdım. O an telefonumun şarjı bitti ve arkadaşım Fikret’in mesajı göreceğini umut ederek beklemeye başladım.

Çantam sırtımda, sokak lambasının altından hiç ayrılmadan uzun süre bekledim. Artık her yer zifiri karanlıktı. Hâlâ gelmediğine göre Fikret’in mesajı görmeyeceğini anladım ve çantamı karıştırmaya başladım. İçinden küçük bir fener ve bir parça ekmek çıktı. Çok acıkmıştım. O yüzden ekmeği hemen ağzıma attım ve feneri elime aldığım gibi geceyi geçirecek bir yer aramaya başladım. Artık soğuk kemiklerime işlemişti ve karşıma bir şey çıkmasından çok korkuyordum. Aşırı gergin bir şekilde bir ara sokağa girdim. Birden karşıma uzun boylu, iri yarı, yırtık pırtık bir palto giyen, pislik içinde bir adam çıktı. Başta çok korktum ama sonra adam, kalacak bir yerimin olmadığını anlamış olacak ki beni küçük kulübesine davet etti. Adamla tanıştım, adı Mete’ymiş. O gece bu tatlı ve sevecen adamın küçük kulübesinde kaldım.

Sabah kalktığımda kulübede Mete yoktu. Dışarı çıkıp baktığımda, yanında Fikret ile bana doğru geldiğini gördüm. Meğer Fikret mesajımı görünce sokak lambasının oraya gelmiş. Mete de benim için geldiğini anlayıp onu kulübeye getirmiş. Sonra Fikret, Mete ve ben eve döndük ve Mete’ye teşekkür ettim. O gün Mete bizde kaldı ve ona hediye olarak yırtılmamış bir palto verdim. Çok sevindi ve işine yarayacağından emindim. Bu olaydan sonra Mete ile çok yakın arkadaş olduk ve otobüslerde daha dikkatli olmam gerektiğini anladım.

(Visited 2 times, 1 visits today)