Kelimeler

Gökyüzünden yağmur yerine kelimeler yağıyordu. O sabah evden çıktığımda şemsiyemi almayı düşünmemiştim; çünkü hava kapalı olsa da yağmur beklemiyordum. Ancak birkaç adım attıktan sonra ilk kelime omzuma düştü: “pişmanlık.” Ardından “keşke,” “yalnızlık” ve “korku” kelimeleri yere çarpmaya başladı. Bazıları sertti, insanın canını acıtıyordu. Bu kelimeler, geçmişte söylenmiş ama etkisi hâlâ süren cümleleri hatırlatıyordu bana. Her adımda biraz daha ağırlaşıyordum.

Yürüdükçe kelimelerin anlamları değişmeye başladı. Bir anda “umut,” “sabır” ve “güven” kelimeleri yağmaya başladı. Onlar daha hafifti, insanın içini ısıtıyordu. Omuzlarımdaki yük azaldı, nefesim rahatladı. Yanımdan geçen insanların bazıları başını eğip kelimelerden kaçmaya çalışıyor, bazıları ise iyi olanları elleriyle tutup ceplerine saklıyordu. Kötü kelimeleri görmezden gelenler de vardı.

Ben durup gökyüzüne baktım ve üzerime düşen kelimeleri olduğu gibi kabul ettim. Çünkü fark ettim ki hayat da böyleydi; bazen inciten sözlerle dolu, bazen de iyileştiren cümlelerle. O gün anladım ki önemli olan hangi kelimelerin yağdığı değil, bizim hangilerini içimize aldığımızdı. Yağmur durduğunda sokaklar kelimelerle kaplıydı ama ben yoluma daha güçlü, daha bilinçli devam ediyordum.

(Visited 2 times, 1 visits today)