İçim Azimle Doluyor

Sabah erkenden uyandım. Pencereden baktım ve cıvıldayan kuşlar içimi azimle doldurdu. Bu bana garip geldi, çünkü ben ortalama bir maaşla çalışan bir pizza kuryesiyim ve bu benim için sıradan bir gün olmalı. Yoksa yanılıyor muyum? Üstümü giydim ve çalıştığım yere doğru motorumla gitmeye başladım. Yolda gözüm çevreme kayıp duruyordu. Herkes, hayır, her yaşayan organizma sanki değişmişti. Eski sıkıcı dünyadan bir iz kalmamıştı. Sanki kendi evrenimde değil de başka bir evrene kaymışım gibi hissettim. O anda kaldırımda şarkı söyleyerek yürüyen gençler içimi azimle doldurdu.

Az zaman sonra mekana varmıştım. Artık emindim, kesinlikle bir şeyler değişmişti. Sıkıcı ve paslı iş yerim bile farklı bir auraya sahipti. Tüm iş arkadaşlarım daha dikkatli çalışıyordu ve dürüst olmak gerekirse hayatımda hiç bu kadar profesyonel gözüken işçiler görmemiştim. Kasiyerler ve müşteriler daha heyecanlıydı, şefler gülümsüyordu, paketleyiciler ise pizzaları ustalıkla dilimliyordu. Bir süre siparişlerimi bekledim ve sonunda önümdeki tezgahların üzerine birkaç kutu pizza konuldu. Kutudaki pizzaların kokusu içimi azimle doldurdu.

Pizzaları aldım ve onları teslim etmek üzere motoruma geri döndüm. Kutuları motorun arkasındaki bölmeye koydum ve heyecanlı bir şekilde yola çıktım. Etrafıma bakmadan duramıyordum. Önceden emin olamadım ama artık emindim. Dünya değişmişti en azından dünya değişmediyse insanlar değişmişti. Peki ya dünya değiştiği için mi insanların duyguları değişiyordu, yoksa insanların duyguları değiştiği için mi dünya değişiyordu? Ama önemli olan soru bu değildi. Asıl sorulması gereken insanları bu kadar değiştiren duygu ne olduğuydu. Bunları düşünürken ilk siparişimin olduğu yere varmıştım bile.

Tüm siparişlerimi dağıttım ve müşteriler tahmin ettiğim gibiydi. Herkes aynıydı. Birisi yemeğini beklerken egzersiz yapıyormuş. Yemeğini aldıktan sonra ise kapısının arkasından antrenmanının seslerini duydum. Bir başka müşteri ise ben gelmeden önce arkadaşlarıyla video oyunları oynuyormuş. Siparişi teslim ettikten sonra evden gelen sevinçle bağırış seslerini de duydum. Her teslimatta böyle oldu. Herkes yemeğini aldıktan sonra yaptığı işe geri dönüyor, ne olursa olsun kendilerini ona adıyordu. Her apartmandan çıkışımda evden gelen sesler içimi azimle dolduruyordu.

Tüm teslimatları bitirdim ve çoktan akşam olmuş bile. Pizza restoranına geri döndüm ve bugün çalıştığıma dair imzamı attım. Dışarı çıktım ve karşımda muhteşem bir manzara vardı. Oyun oynayan çocuklar, yürüyüş yapan aileler, havanın keyfini çıkaran yaşlı insanlar. Motoruma binip eve doğru yola koyuldum. Güneşin hafif ışıkları içimi azimle doldurdu. Eve geldim ve üstümü değiştirip dolaptan biraz pizza aldım ve yemeye başladım. Bir türlü aklım alamıyordu. Bu duygu neydi? Fakat bir süre sonra anladım. Gün boyunca içim azimle dolmuştu. Herkes yaptığı işi azimle yapıyordu. Bunun sebebi ne bilmiyorum fakat şu anki hayatımı eskisine kıyasla onlarca kat daha çok sevdim. Bir süre dinlendikten sonra yatağıma yattım. Her günümün böyle geçeceğini bilmek, içimi azimle doldurdu…

(Visited 1 times, 1 visits today)