Güçlü Duyular

Bir sabah uyandığımda hava hâlâ karanlıktı. Işığı açtığım için gözüm alışacaktı ama açtığım anda etrafı çok net görmeye başladım. Sanki ışıklar açıktı. Koridor karanlıktı ama her yeri rahatça görebiliyordum. Bu durum yaklaşık iki saat sürdü.
Daha sonra dışarı çıktım. Çevremi çok net görebiliyordum, her şey daha belirgindi. En yakın arkadaşım Kemal’i gördüm. Kahvaltı yapmak için dışarı çıkmaya karar verdik. Yolda yürürken Kemal bana, “Senin güçlü duyun ne?” diye sordu.
Benim bundan haberim yoktu. “Büyük ihtimalle benim güçlü duyum görme olabilir,” dedim.
Ben de Kemal’e sordum: “Senin güçlü duyun ne?”
Kemal, “Benimki burnum,” dedi.
Kahvaltımız bittikten sonra yürüyüşe çıktık. Kemal bir anda taze çilek kokusu aldığını söyledi. Ben etrafta çilek göremedim ama Kemal kokuyu çok net alıyordu. Sanki çileği görmüş gibiydi.
Güneş batmak üzereyken bir restorana gittik. Soğuk, sıcak, acı ve tatlı tatları çok daha güçlü hissediyorduk. Yemeğimizi yedikten sonra evlerimize döndük.
Çok yorulmuştum ama aynı zamanda çok güzel ve farklı bir gün geçirmiştim. O gün anladım ki duyularımızın normal hâlinde çalışması bizim için daha iyidir.

(Visited 3 times, 1 visits today)