KENDİME DOĞRU ATTIĞIM ADIMLAR

Aynaya baktığımda eskiden gördüğüm kişiyle bugünkü ben arasında uzun ve zorlu bir yol olduğunu hissediyorum. Bu yol, sadece büyümekle değil, aynı zamanda kendimi tanımakla da şekillendi.

Bir zamanlar başkalarının söyledikleri benim için çok daha önemliydi. Kendi düşüncelerimi dile getirmekten çekinir, hata yapmaktan korkardım. Sessiz kalmanın beni koruyacağını sanırdım. Oysa sustukça kendimden uzaklaştığımı fark etmem zaman aldı. Kendimi keşfetme yolculuğum küçük ama anlamlı anlarla başladı. Bazen yalnız kaldığımda düşünmek, bazen de yanlış kararlarımın sonuçlarıyla yüzleşmek bu sürecin bir parçası oldu. Her hata beni biraz daha düşündürdü. Neden böyle davrandığımı, aslında ne hissettiğimi sorgulamaya başladım. Bu sorgulamalar kolay değildi. Kendimle yüzleşmek, başkalarıyla yüzleşmekten çok daha zordu. Zamanla korkularımın beni tanımlamadığını öğrendim. Başarısız olmanın utanılacak bir şey olmadığını, aksine insanı olgunlaştırdığını fark ettim. Kendimi başkalarıyla kıyasladığımda değil, dünkü halimle kıyasladığımda ilerlediğimi gördüm. Bu farkındalık bana sabırlı olmayı öğretti. Her şeyin hemen düzelmesi gerekmediğini, bazı şeylerin zaman istediğini kabullendim. Bu süreçte güçlü yanlarımı keşfederken zayıf yönlerimi de sahiplendim. Kusursuz olma çabasının beni yorduğunu anladım. Kendi sınırlarımı belirledikçe daha huzurlu hissetmeye başladım. “Hayır” demeyi öğrenmek, kendime verdiğim en büyük hediyelerden biri oldu. Artık kendimi ifade ederken eskisi kadar korkmuyorum. Bugün kendimle gurur duyuyorum. Çünkü değişmekten korkmayan, hatalarından ders çıkarabilen biriyim. Yolum hâlâ uzun, belirsizliklerim var ve bazen yine düşüyorum. Ama artık ayağa kalkabileceğimi biliyorum.

Kendimi keşfetmek biten bir süreç değil; her gün yeniden devam eden bir yolculuk. Bu yolculukta attığım her adım bana ait ve bu, bana umut veriyor. İlerlerken kendime inanmayı seçiyorum ve bu inançla geleceğe daha cesur bakıyorum.

(Visited 6 times, 1 visits today)