Düşün ki Everest’e tırmandın…
Düşün ki yabani hayvanlarla dolu bir ormanda yalnız kaldın…
Ya da bir boğayla güreştin…
Hepsi birbirinden ne kadar farklı, senin için ne kadar yeni ve zor olurdu, değil mi?
Bir de şöyle düşün: Daha önce hiç yapmadığın bir şekilde bir arkadaşına yardım ettin ya da bugüne kadar yemeyi tercih etmediğin bir yemeği denedin… İlk saydıklarıma göre daha kolay olabilir ama yine de senin için farklı deneyimlerdir.
Gerçek şu ki önemli olan, yaptıklarının büyüklüğü değil; deneme yoluyla keşfedebileceğin ve kendini tanıma fırsatı bulacağın yeni şeyleri fark edebilmektir.
Bir çiçeği koklamanın, bir kuşa dokunmanın ya da bir fidan dikmenin hayatına katacağı anlamı denemeden bilemezsin. Tabletine yüklediğin yeni bir oyunu ilk kez oynamaya başladığındaki heyecanı düşün! İşte hayatına kattığın her yenilik de önce seni heyecanlandırır, sonra öğrendikçe seni güçlendirir.
Bir şeyi sevip sevmediğini ya da o konuda başarılı olup olamayacağını denemeden anlayamazsın. Hep aynı “sen”i yaşamaktansa, yeni seni keşfetmeye ne dersin?
O hâlde hadi, kendine bir şans ver ve bugün yeni bir şey dene.
