Sabah bu şehirde sıradan değildir her yeni gün renklerin gelmesiyle başlar.Gözlerimi açtığımda odamın duvarlarında dolaşan soluk sarı tonlarını gördüm. Bu renk içimdeki sakinliği ve güne dair umudu anlatıyordu. Perdeleri araladığımda sokak yaşayan bir tablo gibiydi. Renklerin tablosu…İnsanlar yürüdükçe duyguları havaya karışıyor, renkler geride iz bırakıyordu.
Aşağı indiğimde renkler daha güçlü ve karışıktı.Okula giden çocukların çevresinde parlak turuncular, pembeler vardı. Karşı köşedeki fırının önünde bekleyen insanlar sıcak kırmızılar içindeydi. Yorgundular ama gururluydular. Ekmek kokusu renklerle birleşip sokağı kaplıyordu.
Otobüs durağı her zaman karmaşıktır. Hem insanlar olarak hem de renkler.İnsanların hisleri üst üste biner. Sınav kaygısı taşıyanların çevresinde titreşen koyu sarılar, işe yetişmeye çalışanların etrafında sert lacivertler dolaşır. Yanıma oturan bir kadının etrafı gri maviydi. Üzgündü. Ona gülümsediğimde rengi yavaşça açıldı.İşte renkler bu yüzden güzeldi.İnsanlara bazen bir gülümseme bazen bir merhaba yeterdi.
Öğle vakti şehir nefes alır. Parklar yalnızca ağaçların yeşiliyle değil insanların huzuruyla renklenirdi . Banklarda oturanların çevresinde açık maviler, yumuşak yeşiller görülür. Ben çimlere oturup kitabımı açtım. Etrafımda sakin bir sarı oluştu. Güvende ve huzurlu hissettim.
Akşamüstü renkler ağırlaşır. İşten dönenlerin omuzlarında lacivert yorgunluklar birikir. Bazılarının etrafında ince kırmızılar belirir.Gün batarken gökyüzü değil şehir kararır.
Gece olduğunda renkler birer fısıltıya dönüşür. Sokak lambalarının altında soluk morlar, derin maviler kalır. Eve dönerken kendi etrafımda soluk bir yeşil vardı. Kapıyı kapattığımda anladım. Bu şehirde duygular saklanmaz. Hisler renge dönüşür.
Bu renkli şehirde yaşamak bazen zor bazen öğreticidir. Çünkü herkesin kalbi göz önündedir. Yalanlar uzun süre var olamaz. Kıskançlık koyu yeşil olarak hemen fark edilir. Sevinç parlak bir ışık gibi yayılır etrafa.İnsanlar bu yüzden daha dikkatli konuşur, kelimelerini tartar. Birini kırdıklarında etraflarındaki renk değişir ve herkes bunu görür. Ben de gün içinde duygularımı saklamamayı öğrendim. Üzüldüğümde durup nefes alırım. Sevindiğimde gülümserim. Bu şehir bana hissetmenin güzelliğini öğretti.Her renk bir hikâye anlatır. Her gün yeni bir iz bırakır havada. Ve hepimiz bu renklerin arasında büyümeye devam ederiz.
Renkler bazen susar bazen bağırır ama asla yalan söylemez. Geceleri penceremden şehri izlerken kendimi yalnız hissetmem. Çünkü duyguların görünür olduğu bir yerde insanlar birbirine çok daha yakındır. Bu yüzden bu şehirde yaşamak kendim olmayı bana her gün yeniden öğretir. Belki de bu yüzden burası bana dünyadaki en gerçek yer gibi gelir, her zaman içten ve samimi.
