RENKLİ IŞIK

Normal bir gündü; en azından ben öyle sanıyordum. Kardeşimin korkuyla bağırmasıyla gözlerimi açtım ve açar açmaz mor bir ışık gördüm. Bunun uyku sersemliğinden kaynaklandığını düşündüm. Ardından annemin endişeli bir ses tonuyla kardeşime seslendiğini duydum; bu kez gözlerimin önünden sarı bir ışık geçti. İşte o an bunun sadece uyku sersemliği olmadığını anladım.

Hazırlanıp yemek yemek için mutfağa indim. O sırada annem bana seslendi ve önümden yeşilimsi bir ışık geçti. Ama yeşil ışık ne anlama geliyordu? Daha önce hiç görmemiştim ve annemin ses tonundan da bir anlam çıkaramıyordum. Yemeğimi hızlıca yiyip servis için bahçeye çıktım. Serviste yeni bir öğrenci vardı: uzun saçlı, kıvırcık, esmer ve güzel yüzlü bir kız. Yanının boş olup olmadığını sordum. Heyecanlı bir şekilde “evet” dedi. O an, heyecanın kırmızı ışık olduğunu anladım. Bir sonraki durakta bir erkek öğrenci bindi. Sanki günlerdir ağlamış gibi yüzü kızarıktı. Ona günaydın dedim, o da sessizce karşılık verdi. Sessiz olmasına rağmen hafif mavi bir ışık gördüm. Böylece mavinin üzüntüyü temsil ettiğini anlamış oldum.

Okula vardığımda içimi yoğun bir uyku bastı ve ne yazık ki neredeyse her derste uyudum. Son derste öğretmenim beni uyandırırken yeşil ve mor karışımı bir ışık gördüm. Morun korku olduğunu biliyordum ama yeşil… Yeşil rengi yalnızca o an ve sabah annemin bana seslendiği anda görmüştüm. Demek ki yeşil, stres gibi bir duyguyu temsil ediyordu. Ders bitince uyanıp tekrar servise bindim ve eve döndüm. Biraz ders çalıştıktan sonra “Ne gündü ama…” diye mırıldanıp yatağıma uzandım.

(Visited 9 times, 1 visits today)