Her insan hayatının belirli dönemlerinde bazı kararlar verir. Bu kararlar sayesinde kimi zaman yeni maceralara atılırken kimi zaman da elimizdeki fırsatları kaçırırız.
Eğer bir zaman makinem olsaydı geçmişe döner ve Küçük Alya ile aldığı kararlar hakkında biraz sohbet ederdim. Ona ilk olarak teşekkür ederdim çünkü şu an beni başarıya ulaştıran her şeyin temelinde onun cesareti var. Örneğin karateye başlama isteğinden hiç vazgeçmedi. Bunun için mücadele etti. Bir sürü farklı spor dalı denedi ama hiçbiri onu karate yapma isteğinden vazgeçiremedi. Onun bir amacı vardı: Karate sporunda başarılı olmak.
Piyano çalmayı bıraktığı için ona kızamazdım. Çünkü Küçük Alya piyanoyu kendi istediği için değil, başkalarını mutlu etmek için çalıyordu. Oysa önemli olan başkalarının ne düşündüğü değil, onun ne hissettiğiydi. Aynı hatayı arkadaş seçerken de yaptı. Sırf onları üzmemek için affetti. Affetmek erdemli bir davranıştır fakat karşıdaki kişi hatasından ders almıyorsa sonunda zarar gören taraf olur. Artık arkadaş seçmeden önce onları gözlemliyor, bana gerçekten uygun olup olmadıklarını anlamaya çalışıyorum.
Şimdiki Alya ailesiyle olan ilişkilerinde de bilinçlendi. Eskiden ailesi onu iyiliği için uyardığında aşırı tepki gösterirdi. Şimdi ise empati kurabiliyor ve neden uyardıklarını anlayabiliyor. Okulundan başarı bursu alabilmesi de ailesinin onu düzenli çalışmaya teşvik etmesi ve Alya’nın da onları dinlemesi sayesinde oldu.
Ne yazık ki bir zaman makinem yok. Geçmişi değiştiremem ama geleceğimi şekillendirmek benim elimde. Üstelik artık biliyorum ki hatalarım düşmanım değil doğru dersleri çıkarırsam en güçlü öğretmenim olabilir.
