Eskiden hep başkaları ne derse ona göre hareket ederdim. Arkadaşlarım neyi seviyorsa ben de onu seviyormuş gibi yapar, ailemin benim için kurduğu hayalleri kendi hayallerim sanırdım. Sanki kendi hayatımın içinde bir figüran gibiydim. Ama bir süre sonra bu durum beni yormaya başladı. Kim olduğumu, gerçekten ne istediğimi bilmediğimi fark ettim. Bu farkındalık, benim kendimi tanıma yolculuğumun ilk adımı oldu.
Önce neleri sevmediğimi belirleyerek işe başladım. “Hayır” demeyi öğrendim. Başkalarını mutlu etmek için kendimden ödün vermeyi bıraktığımda içimde yeni bir dünyanın kapıları açıldı. Kendi başıma vakit geçirmeyi, kitap okumayı ve aslında yalnız kalmanın korkutucu olmadığını keşfettim. Kendi fikirlerime değer vermeye başladıkça özgüvenim de yerine geldi. Artık bir karar alırken “Acaba başkası ne düşünür?” diye değil “Ben ne istiyorum?” diye soruyorum.
Hatalar yaptım ama her hatadan yeni bir şey öğrendim. Kendimi olduğum gibi kabul etmek, kusurlarımı sevmek bana tarif edilemez bir huzur verdi. Eskiden aynaya baktığımda sadece eksiklerimi görürken şimdi güçlü bir genç görüyorum. Kendi kararlarımın arkasında durabildiğim ve kimseye benzemeye çalışmadığım için bugün kendimle gurur duyuyorum. Hayat artık çok daha anlamlı ve ben bu yolun tadını çıkarıyorum.
KENDİ YOLUMU BULURKEN
(Visited 20 times, 1 visits today)
