Ahmet sabah uyandığında her günkü gibi koşa koşa bilgisayarın başına, YKS sınavının açıklanıp açıklanmadığına bakmak için gitti. Bilgisayarından sınavın açıklanacağı internet sitesine girdiğinde bir de ne görsün! Tam da karşısında “YKS sınavının sonuçlarına bakmak için lütfen tıklayınız.” yazısı vardı. Ne yapacağını bilmiyordu. Birkaç sevinç çığlığından sonra sonuçlara bakma zamanının geldiğini fark etti. Haftalardır, hatta aylardır YKS sınavının sonuçlarına bakmak istiyordu. Bu yüzden hızlıca sonuçlar kısmına tıkladı. 1-2 dakika sonra sonuçlar yüklendi.
Ahmet şoklar içindeydi çünkü Türkiye 1’incisi olmuştu. Şoku hâlâ geçmemişti. Birkaç kere bu anın rüya olup olmadığını anlamak için duraksadı ama anlaşılan rüya değildi. Sonuçlara baktığında içinden geçen tek şey, “Bugün kendimle gurur duyuyorum.” oldu. Çünkü sonunda harcadığı birçok emeğin karşılığını almıştı, yani hep hayal ettiği tıp fakültesini okuyabilecekti.
Sonra bu haberi anne ve babasına söylemek için koşa koşa salona gitti. Bu haberi duyan anne ve babası Ahmet ile gurur duyuyordu. Birbirlerine sarıldıktan sonra Ahmet’in aklına en sevdiği arkadaşı Ali geldi. Bu haberi Ali’ye de söylemeliydi, bu yüzden telefonunun yanına gitti. Telefonunu bulunca hemen Ali’yi aradı. Haberi arkadaşına da verdikten sonra arkadaşı Ahmet’i tebrik etti. Bu, Ahmet’in yaşadığı en mutlu andı.
