Bugün sabah uyandığımda garip sesler duydum. Ardından büyük bir patlama oldu. Ne olduğunu anlayamayınca hemen annemin yanına gittim. İşte korktuğum an o andı. Annemin üzerinde yeşil bir küre vardı. Hemen aynaya koşup kendime baktım. Benim de başımın üstünde bir küre duruyordu.
Üst kattan bağırma sesleri geliyordu. Endişeyle dışarı çıktım. Yolda az önce bağıran komşumu gördüm. Onun üzerinde kırmızı bir küre vardı. O an her şeyi anladım. Kürelerin renkleri duygularımızı gösteriyordu. Kırmızı öfkeyi, sarı mutluluğu, mavi üzüntüyü ve yeşil sakinliği temsil ediyordu.
Bunu anneme söylemek için geri dönmek istedim ama çoktan okula varmıştım. Başta bunun faydalı olabileceğini düşündüm ancak havada binlerce renkli küre görmek alışık olduğum bir durum değildi ve kafam giderek karışıyordu. Yine de bazı olumlu yönleri vardı. Örneğin öğretmenimizin üzerinde kırmızı bir küre belirdiğinde hemen susmamız gerektiğini anlayabilirdik. Ya da bir arkadaşımız iyi olduğunu söylese bile küresine bakarak gerçekte nasıl hissettiğini anlayabilirdik fakat bu durum hem iyi hem kötüydü. Çünkü bazen insanların gerçek duygularını bilmek insanı daha çok üzebiliyordu. Bir süre sonra bu olaya neden olan patlama yeniden gerçekleşti ancak bu kez beyaz değil siyah bir patlamaydı. Arkadaşlarımın yanına gittiğimde artık hiçbirinin üzerinde küre yoktu.
Daha da garibi şuydu: Bu olayı konuşmak istediğimde kimse ne demek istediğimi anlamıyordu. O an fark ettim ki bu yaşananları benden başka hatırlayan kimse yoktu.
